Kader bazen ağlarımı, bir çiçek açarken ne kadar aceleciyse o kadar hızlı, görülmesi ve hissedilmesi öylesine imkânsız şekillerde örer ki her şey olup bittikten sonra fark edersin ancak. Bazense bir anda alev alır, seni soluksuz bırakır ve onu görmezden gelmen mümkün olmaz. Benim başıma gelen de işte tam buydu: Hayat bir anda hızlandı ve beni sonsuza dek mutlu yaşayacağımı sandığım kuleden aşağı itiverdi.
Her şeyi tüm renkleriyle keşfederek burada sevdim, yaşadım ve yarattım; hazzın kırmızısı, terk edişin mavisi, kural tanımazlığın sarsı... Sahip olduğumu bilmediğim bir yetenekti bu. Ama yine burada, yeryüzünün tüm renklerini yutan en acımasız çaresizliği de tattım. Mutluluk, tadına varır varmaz elimden alındı.