Zeynep

Puan vermedi·122 syf.··
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:29
“Kendi rüyanın ustası olmak önemli. Bu yüzden Toltekler rüya ustalarıdır. Hayatınız rüyanın ifadesidir ve yaşam bir sanattır. Eğer rüyadan zevk almıyorsanız istediğiniz her an yaşamınızı değiştirebilirsiniz.” Kitabın başlarında görülen, işitilen her şeyin rüya olduğu ve günün yirmi dört saati rüya görüldüğü savı üzerinde durulmuştu. Bu ifadeyi rüya kavramının bildiğimiz anlamına aykırı bir düşünce yapısı olarak değerlendirmiştim ve mantığıma da çok yatmamıştı açıkçası. Daha 25. sayfada Don Miguel Ruiz aktarmaya çalıştığı bilgilere karşı şüpheci bir role büründürmüştü beni. Bu durumda kitabın halihazırda 122 sayfa olduğunu belirtmek isterim…(Rolü değiştirmek için fazla vakti yoktu ama sözlerin yaratıcı gücü konusunda o kadar haklıydı ki bir anlaşmaya varabildik :)) “Dikkatimizi kullanarak tüm realiteyi, tüm rüyayı öğrendik.” Bak şimdi…Realite ve rüya kavramlarına aynı cümle içerisinde, nasıl aynı eylemi karşılaması için yer verebildik? Bir gerçekliğin içinde rüyaya kaptırabiliriz kendimizi ama rüyalarımızı gerçeğe dönüştürmeden önce realiteden bahsetmemiz pek mümkün değil. Ayrıca her yaşamın gerçekliği rüya değil, bazıları gözlerini kabusa açıyor. Demem o ki yaşam gerçektir ve rüya olarak yansıtılan bir durumda nasıl realiteden bahsedilebilir aklım pek almıyordu. Sonrasında okudukça fark ettim ki Tolteklerin olayı bu. Hayal ettikleri hayatı ellerindeki bilge dokunuşla işleyerek gerçek kılıyorlar. Rüyalarını gerçekleştiriyorlar. Bu onların gerçekliği oluyor. Hiç kimse tarafından onlara dayatılmayan, kendi gerçekliklerini var ediyorlar. Bu yüzdendir ki her şey sahtelikten uzak, olabildiğince gerçek ve rüyalarındaki kadar parlak… Hatta arttırıyorum, bunu herkesin başarabileceğini savunuyorlar. Sözlerinizle özenli olduğunuzda, hiçbir şeyi kişisel
Edebiyat
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·80 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 00:03
Muzaffer Tayyip Uslu’nun her kelimesi bir sızı yüreğimde…Yaşamayı bu kadar seven bir kalbin, hayattayken bile yaşama dair bu kadar özlem dolu satırları kaleme alması taşınabilir bir duygu değil. Yaşadığı her şey için ve yaşayamayacağı her şeye rağmen…
Şiir
ŞimdilikMuzaffer Tayyip Uslu · Yapı Kredi Yayınları · 20131,267 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 23:17
Hyunam-Dong Kitabevi’nde “çok satan” kitaplarla ilgili asıl meselenin, kitapların popüler olması değil; insanların onları gerçekten istemeden, yalnızca herkes alıyor diye almaya başlamasıyla birlikte aynı kitapların tekrar tekrar satın alınması olduğu vurgulanıyordu. Bu durum, “çok satan” kavramının zamanla anlamını yitirmesine ve nicelikle ölçülen bir dolaşım hâline gelmesine yol açıyordu. Bu kitap da benim için, söz konusu değerlendirmenin ne kadar yerinde olduğunu gösteren oldukça iyi bir örnek oldu. Yine de son beş sayfasında metinle geç de olsa bir temas kurulmasını sağlıyor :)
Edebiyat
Profesör Do'nun Göz KliniğiYoonha Byun · Nora Kitap · 20251,109 okunma
Puan vermedi·%76 (184/240 syf.)
Allah affetsin, bitiremedim. Bitiremedim derdiyle başka bir kitaba da geçemedim. Elim gitmedi, aklım da kalmadı. Bir ayımı aldı; okumaktan çok beklemekle, ertelemekle, içimde sürüncemede bırakmakla geçti. Kitap hâlâ masamda, yazara emekleri için teşekkürler ediyorum ama ben pes ediyorum. Saygılar..
Edebiyat
Usturlap ve AynaKübra Pehlivan · Ötüken Neşriyat · 2025394 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 02:21
Kitabı okumaya başlamadan önce, her zaman yaptığım gibi küçük bir ön araştırma yaptım. Ancak Livaneli’nin bu kitabına dair yorumlarda, alışık olmadığım bir tabloyla karşılaştım: Pek çok okur, eserin beklentilerini karşılamadığını söylüyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse, okumadan önce bu yorumlarla karşılaşmak hoşuma gitmedi. Ama gerçek şu ki; fragmanlar beni hiçbir zaman tatmin etmezdi zaten… Kitabın içine girdikçe o yorumların neye işaret ettiğini anladım. Livaneli bu eserinde, bizim için yeni bir dünya kurma derdinde değildi; tam tersine, zaten var olmuş bir dünyayı görünür kılmaya çalışıyordu. Unutulmasın diye… Bir sanatçı ve entelektüel olarak, idealler uğruna mücadele eden 68 Kuşağı aydın ve bireylerinin yaşadığı baskı, kovuşturma, sürgün ve devinim gibi deneyimleri aktarırken, bireysel hikâyesiyle toplumsal tarihin arasında bir köprü kurmayı amaçladığı çok net hissediliyordu. Ben kitabı okurken, sanki yazarın omuzuma dokunup “Bunları birileri bilmeli, bilenler de unutmamalı” dediğini hissettim. Okuma deneyimim boyunca bu duygu hep benimleydi. Zaten eserin son sözünde de bunu açıkça dile getirmiş olması, sezgilerimi doğruladı. Sonuç olarak, Livaneli’nin bu kitabında kurmaca evrenlerden değil, hakikatin yükünü taşıyan bir anlatıdan söz ediyoruz. Bu yüzden beklentisi bambaşka olan okurları şaşırtması normal. Fakat ben, anlatılanlara ve verilen mücadeleye saygı duyarak kapattım son sayfayı.
Edebiyat
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma