Antropolog Douglas Fry, 'İnsan Potansiyeli Olarak Barış' (The Human Potential for Peace) adlı çalışmasında, incelenen onlarca göçebe avcı-toplayıcı toplumun ezici çoğunluğunun tamamen 'savaşsız' (warless) bir yaşam sürdürdüğünü belgeler. Fry’ın verilerine göre, bu topluluklarda şiddet olayları son derece nadirdir ve meydana geldiğinde de topluluk yaşlılarının arabuluculuğu, şakalar, alaylar veya tarafların gruptan geçici olarak ayrılmasıyla barışçıl bir şekilde sönümlendirilir. Modern dünya, kendi endüstriyel katliamlarının yarattığı suçluluk duygusunu hafifletmek için prehistoryayı bir vahşet arenası olarak kurgulamakta, böylece 'biz ne kadar medenileşirsek o kadar az savaşıyoruz' yalanını ayakta tutmaya çalışmaktadır. Oysa gerçek tam tersidir: İnsanlık medenileştikçe savaşmayı ve kitlesel olarak öldürmeyi öğrenmiştir.
“Toplum’un üç aşaması vardır: Vahşet, Üstünlük, Çürüme.
Yüce olanlar Vahşet nedeniyle yükselir. Üstünlük’le hükmederler.
Kendi Çürümeleri yüzünden çökerler.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özellikle 1930'larda Hitler faşizminde canavarlaşan soykırımı, uygarlık masallarına karşın insanlığın henüz vahşet çağında bulunduğunun en büyük kanıtıdır. İsrailoğulları, yüzyıllarca sonra, vatanlarını yeniden ele geçirmek için, Tanrı gücünü bir yana bırakıp, çağımızda en geçerli güç olan para gücüne başvurdular ve Filistin'i satın aldılar. Çağımızın bir uygarlık çağı olmayıp bir vahşet çağı olduğunu bir kez daha kanıtlamak için şimdilerde, vaktiyle Hitler'in kendilerine uyguladığı soykırımını Filistin Araplarına uyguluyorlar.
kitabın birinci basımı 1970 ... orhan abi olayı bu şekilde değerlendirmiş·Kitabı okuyor
Daha çok imkana sahip olan insanlar, oğullarının sadece hayatın iyi taraflarını gördükleri, kötü arkadaşlardan ve müstehcen dilden korundukları , vahşet sahneleri ile hassasiyetlerinin incinmediği, tüm masrafların karşılandığı bir hayal dünyasında yaşamalarına izin verme lüksüne sahiptir. Ama bu insanlar gözleri kapalı yaşar ve kelimenin tam anlamıyla saf olurlar.