Puan vermedi·192 syf.··
2026 25. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 02:22
Kitap, Konstantin Simonov'un o meşhur șiirinin gölgesinde yükselirken, aslında hepimize su soruyu soruyor: İnsan ne için bekler ve beklediği șey o insanın kaderi midir? ​Kitapta beni en çok etkileyen şey, 'beklemek' eyleminin pasif bir çaresizlik değil, baskıya ve haksızlığa karşı sessiz bir direniş olarak işlenmesi oldu. Selim’in fikirlerinden ötürü cezaevine girmesi, mektupların üzerindeki o boğucu sansür ve bir ailenin paramparça edilişi, sadece iki karakterin hikayesi değil; bu toprakların trajik bir döneminin gerçeği. Livaneli, haksızlıkları hiçbir ajitasyona kaçmadan, son derece objektif ve çıplak bir dille yüzümüze çarpıyor. Kitapta işlenen karakterlerin derinliği, aslında her birimizin hayatındaki "molozların" altında kalan o umudu temsil ediyor. Livaneli, bir yandan toplumsal sancıları ve ideolojik çatışmaları masaya yatırırken, diğer yandan bireyin en saf haliyle; yani yalnızlığıyla ve inançlarıyla baş başa kaldığı o "bekleme odasını" anlatıyor. Benim için bu kitabın bir diğer çarpıcı yanı, sadece bir aşkın veya siyasi bir dönemin anlatısı olması değil, insanın kendi kimliğini bir navigasyon gibi doğru rotaya kırma çabasını hissettirmesi. Hayatın içinde "saçma sapan șeyler dönerken", her iki tarafın kazanı kaynarken; insanın kendine sığınabileceği en güvenli limanin yine kendi iradesi ve beklediği o "aydınlık gelecek" olduğunu görüyoruz. Bir hukukçu adayı gözüyle baktığımda, eserdeki adalet arayışı ve vicdan muhasebesi, karakterlerin kendi iç dünyalarındaki "eyvallahsızlık" durușuyla birleşince ortaya muazzam bir vakar çıkıyor. Livaneli bize şunu hatırlatıyor: Beklemek, pasif bir eylem değil; aksine, o büyük değişimin fırtınasından önceki sessizliktir. Sonuç olarak Bekle Beni, sadece bir bekleyişin değil, o bekleyisin sonunda "artık hicbir șey eskisi
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
İffet, Emek ve Dingin Bir Hasret
9/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:37
İlk kadın romancımız olan Fatma Aliye Hanım’ın Türk edebiyatındaki feminizm kimliği, Ûdî romanındaki Bedia karakteri üzerinden şekillenen vakar sahibi kadın portresiyle belirginleşir. Bedia; kaderin cilvesiyle başına ne gelirse gelsin bunu kabul eden, sorumluluk üstlenmekten çekinmeyen, izzetinefis sahibi ve asla söylenmeyen bir irade timsalidir. Günümüzdeki feminizm algısı ekseriyetle kadını metalaştıran, namus kavramını reddeden veya vicdanlarını teskin için tanımını değiştiren, her fırsatta erkeği aşağılayan; aileye, erkeğe ve çocuğa mesafeli bir tutum sergileyip ebedî hürriyet ve adem-i mesuliyet peşinde harap ederken, Bedia bu anlayışın tam karşısında bir kutup yıldızı gibi durur. O, ne bir erkek düşmanıdır ne de sürekli "ataerkil zihniyet" diyerek serzenişte bulunan bir kimsedir; aksine çok daha kolay ve çok daha fazla kazanabileceği yollar varken namusundan feragat etmeyen, izzetinefsini her şeyin üzerinde tutan bir kadındır. Hayal, uğraş ve emek sahibi olan Bedia; saygılı bir evlat, minnettar bir kız kardeş, sadık ve âşık bir zevce olarak toplumsal rollerini erdemle harmanlar. Zaten Ahmet Cevdet Paşa gibi müthiş bir şahsiyetin kızından da elbette bunu beklerdik. Keşke okurlar batıdaki feminizmi kopyalamak yerine İsmail Gaspıralı’ya, kızı Şefika Gaspıralı’ya, Fatma Aliye hanıma bir baksalar ve bugünkü feminizmin toplumumuzu nasıl zehirlediğini görseler. Elimden gelde Nisvan-ı İslam’ı okumayı, Şefika Gaspıralı’yı tanımayı tüm femist düşünürlere dayatırdım… Kaçımız,Dünya'da ilk kadın Hakları savunucusunun, Büyük Türk-İslam birliği savunucusu, “usul-ü cedit” mekteplerinin ve şiarının kurucusu İsmail Gaspıralı’nın kızı ve Yusuf Akçura'nın yeğeni olan “Şefika Gaspıralı” olduğundan haberdarız? Biz onları tanımıyor, onların batı feminizmi hakkındaki olumsuz
Feminizm
UdiFatma Aliye Hanım · Kırmızı Kedi · 20222,192 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·204 syf.·
2026 10. kitabı
Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba. Ayna parçaları taktığı sarığı ve cübbesi, teneke parçaları iliştirdiği pejmürde kıyafetiyle tam bir tezat teşkil eden vakara sahip yaşlı bir adam. Ve Raci.. Pozitivizm ve maneviyat arasında sıkışıp kalmış huzursuz bir genç. Osmanlı'nın son dönem aydınlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Amak-ı Hayal isimli kitabında buluşturmuştur bu iki karakteri. Kitap, okuru, mürşid-i kamil olan Aynalı Baba rehberliğinde irfana uzanan gizemli bir yolculuğa davet eder. Raci, yolculuğun sonunda hayallerin derinliklerinde kaybolmanın aslında kendini bulmak olduğunu keşfedecektir. Amak-ı Hayal konusu itibarıyla bir seyri sülûk kitabıdır. Ancak yazım türü olarak hangi kategoriye girdiği tartışma konusu olmuştur. İlk tasavvufî roman olduğunu söyleyenler çoğunlukta olsa da içerisindeki Buda, Zerdüşt, Brahman, Platon gibi İslam dışı unsurların varlığı onu alışılmış bir tasavvuf kitabı olmaktan çıkarmaktadır. Üslup açısından ise her ne kadar roman türüne yakın görülse de modern roman kriterlerine tam olarak uymamaktadır. Bu bakımdan Amak-ı Hayal ne tam bir roman ne de tam bir hikaye kitabı sayılabilmiştir. Muhtevası ise ne sadece tasavvuf ne de sadece felsefedir. Anlaşılan o ki Darulfununda felsefe hocalığı yapan ve tasavvufla iç içe bir hayat yaşayan yazarın bu kitapla amacı, felsefî, tasavvufî ve ahlâkî konulara ait görüşlerini okucuyu sıkmadan bir kurgu dahilinde aktarmaktır. Roman tekniğini ise sadece bir kılıf olarak kullanmıştır. Amak-ı Hayal iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Raci ve Aynalı Baba'nın tanışmasına ve Raci'nin rüya aleminde
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma
Kitabın özeti mahiyetinde...
Puan vermedi·128 syf.·
2026 12. kitabı
TALEBENİN KENDİNE KARŞI EDEPLERİ 1- İlim İbadettir: "İlim, gizlide kılınan namazdır ve kalbin ibâdetidir” “Ameller ancak niyetlere göredir.” 1. Niyeti Allah subhânehu ve teâlâ için halis kılmak. 2. Dünya ve âhiret hayırlarını bir araya toplayan haslet: TAKVA bir donanımdır.. Faziletler yatağıdır.. Övgüye şayan hasletlerin konaklama yeridir... Takva gücün kaynağı, yüceliğin miracı, kalpleri fitnelerden koruyan sağlam bağdır... İfrata da tefrite de düşmeyin! 2- Selefî Ol: Ehl-i sünnet ve’l-Cemaat o kimselerdir ki Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bıraktığı izleri takip ederler. 3- Allah Teâlâ’ya Karşı Haşyetten Ayrılmamak ilminle, davranışlarınla ve amelinle Allah’a yönlendirmek. Ahmed b. Hanbel rahimehullâh şöyle demiştir “İlmin aslı Allah teâlâ’ya karşı haşyet duymaktır.” “İlim ameli çağırır. İcabet ederse ne âlâ.. aksi halde kalkar gider.” 4- Devamlı Murakabe Rabbine doğru yürüyerek hem gizli hem de aşikar hallerde korku ve ümit arasında devamlı olarak Allah teâlâ’nın murakabesinde olmakla bezenmek. 5- Alçak Gönüllü Olup Kibir ve Böbürlenmeyi Terk Etmek Kendini dev aynasında gören gencin savaşı olan ilim,Yüksek yerlere karşı savaşan sel gibidir. 6- Kanaat ve Zühd Şüpheli şeylerden ve insanların elinde bulunana göz dikmekten kaçınmak sûretiyle harama karşı zahid olmak.. Haramın koruluğundan uzak durmak..” 7- İlmin Pırıltısı ile Bezenmek Zâhirin ve bâtının mamur edilmesi, zıtlarından uzak durulması sûretiyle sağlanan sâlih bir hidayet.. devamlı bir sekinet.. vakar.. huşu.. tevazudur. 8- Mertlik (mürüvvet) Süsün Olsun: Mertlik” ve mertliğe götüren güzel ahlak, güleryüz, selamı yaymak, insanlara tahammül, kibre kapılmadan şeref ve onur sahibi olmak 9- Adamlık Hasletlerine Sahip Olmak: Şecaat, hak konusunda cesaret, güzel ahlak, maruf yoluna adanmak gibi adamlık
İlim Talebesinin SüsüBekr. B. Abdullah Ebu Zeyd · Guraba Yayınları · 200846 okunma
Vakar
Puan vermedi·208 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 14:46
Bir insanın iş disiplini , vakar duruşuyla ilgili bu kadar takıntılı olması ne derece doğru? Bay Stevens babası ölürken bile işinden taviz vermeyen bir başuşak.İşini o derece önemsiyor ki işverenine olan bağlılığı , kendi kurallarının dışına çıkmamasına ve hayatının ellerinden kayıp gitmesine neden olur.Bayan Kenton ile belki mutlu olacaktı o mutluluğu bile kendine çok gördü.Bu kadar duygularına ket vurabilen bir insan tanımadım.İşimizi elbette küçümsememeli elimizden ne geliyorsa en iyi şekilde yapmalıyız.Bu bana biraz fazla geldi dostum.Bayan Kenton ile son bir görüşme için çıktığı yolculuğuna tanık ediyoruz.Bu yolculukta geri dönüşler yaşanıyor, eski hatıralar canlanıyor.Son buluşmada zamanı geri almanın mümkünü yok belki ama biraz duygularını gösterseydin bu kadar da vakur olmasaydın Stevens demek geliyor içimden.Güzel bir yolculuktu, teşekkürler…
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
Günden Kalanlar
Puan vermedi
Günden kalanlar; 1956 görkemli İngiliz malikanelerinde deneyimli bir baş uşak olan Stevens’ın bir yolculuk esnasında geçmişte yaşadığı anıları hatırlamasını içeriyor. Karekterin düzgünlüğü Vakar duruşu üzerine uzun yorumlar içeriyor. Uzun cümleleri netliği ve ifadelerim edebi niteliği hem yazara hemde çevirmene hayran olmamı sağladı. Hikaye pişmanlıklar içeriyor. Biraz üzüyor. Kitap çok yavaş ve sakin bir tınıda ilerliyor. Aksiyon seven arkadaşlar keyif almayabilir.
Duygu ve Düşünce
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma