Nisan'a kaç var?
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları, Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı. Ben düşünmeye başlayınca seni -Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir İnan ki dağlar, taşlar, inan ki bulutlar, yağmur ve kar Toprakla su ve gökyüzü, güneş ay ve yıldızlar Onlar da benimle birlikte Ve onlar da benim kadar seni düşünürler... Benim kadar diyemem ama Yemin ederim onlar da seni özler. Hep dalgınım bu günlerde Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum, Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum. Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar Yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum. Nisan'a kaç var diyorum saati sorarken. Hiç böyle olmamıştım. Bilenlere sordum; 'aşk bu' dediler! Metin Vural
Şiir
Seni arayan, zaman bulduğu için aramaz. Değer verdiği için arar. "Vaktim olmadı" diyene inanma artık. İnsan, önemsediğine vakit bulur…
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
herkes babasını bu kadar seviyor muydu ya? iş yerinde molaya çıkmaya vaktim olmadı...
Albert Camus
“Beni ilgilendirmeyecek bir şeyle ilgilenecek kadar vaktim yok!"
İlgi
Yine uzun bir yazı ve yine ben :)...
Bu yazıyı yazıp yazmama konusunu çok düşündüm. Ama sonra dedim ki kendi kendime yaz gitsin. Ve bu yüzden de şimdi yazıyorum :) Bildiğiniz üzere bugün sabah Türkiye - Paraguay maçımız vardı ve mağlubiyetle sahadan ayrıldık. Üzüldüm, üzüldük; üzülmedik değil. İnsan illa küçük de olsa bir hüzün hissediyor. Neyse şimdi buraya üzülmemizden bahsetmek için yazmıyorum. Bundan sonrasında konudan konuya atlarsam kusuruma bakmayın... Öncelikle nasibimizde gol atmak yokmuş diyerek başlamak istiyorum. Çünkü ben sadece son 20 dksını izleyebildim maçın. (Çünkü uykuda kalmışım. Biz kaybedince de tamamını izlemek istemedim.) Ve o son dakikalarda özellikle nasıl goller kaçırdıklarını gördüm. Hayır yani hiçbiri mi gol olmaz? Olmadı. Ve neredeyse hepsi de kaleyi milimiyle, santimiyle sıyırdı. Mesela Merih'in o son saniyedeki kafa vuruşu... O gol olabilirdi mesela ama olmadı. Buna resmen nasibimizde o gol yokmuş demek oluyor. Hayatta da böyle şeyler başımıza gelmiyor mu? Bir şeyin olmasını çok istiyoruz. Neredeyse her yolu, her şeyi deniyoruz olsun diye... Ama olmuyor. Allah nasip etmiyor. Demek ki bizim için hayırlı bir şey değilmiş deyip yolumuza bakmamız, devam etmemiz lazım. O gol de bize hayır getirmeyecekti demek ki. Bilmiyorum anlatabildim mi? Ve ben olsam oraya gelebildiğim için bile sevinirdim. Gönül isterdi ki daha da ielrleyelim ama işte nasip... Şimdi görüyorum ki herkes linç tufanına tutuyor takımı. Ben linçlemek için yazmıyorum kesinlikle bu yazıyı. Ya da mesela bir şey daha var bizim kazanmamımızı engelleyen kanaatimce... O da bir şey oldu mu bunu hemen yüceltmemiz, ortada hiçbir şey yokken kibirlenmemiz ya da daha başka şeyler... Size soruyorum karşı takım Paraguay diye ezip geçeriz ya demediniz mi? Tamam bakın belki demediniz ama hiç aklınızın ucundan bile mi geçmedi?
Gına geldiiiii!!!!!
Öncelikle şunu net bir şekilde belirtmek istiyorum; son zamanlarda DM üzerinden gelen dedikodular, iftiralar ve hesap sorar gibi yazılan mesajlar artık can sıkıcı bir boyuta ulaştı. Benim hakkımda konuşacak cesareti bulanlar nedense aynı cesareti gelip yüzüme konuşurken gösteremiyor.Sağdan soldan duyduklarınızla hüküm vermek,dedikodu üretmek ve insanları sorguya çeker gibi mesajlar atmak kimsenin hakkı değildir. Benimle bir sorunu olan varsa,arkamdan konuşup hikâyeler yazmak yerine karşıma çıkıp açıkça konuşsun.Yok eğer bunu yapacak cesareti yoksa, hakkımda ahkâm kesmeyi de bıraksın. Kimsenin özel hayatı sizin merakınızı gidermek zorunda değil.Dedikodu taşıyıcılığı yapıp sonra da hesap sorar tavırlara girmek haddini aşmaktır. Bundan sonra benimle ilgili duyduğunuz her söze inanıp bana yazmadan önce bir durup düşünün. Çünkü herkesin bir sabrı vardır ve benim sabrım da gereksiz iftiralarla sınanacak kadar sınırsız değil. Bugün saklandığını zannedenler,yarın gerçeklerle yüzleştiğinde konuşacak söz de bulamayacaktır. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz.Sessiz kalmak her şeyi bilmediğimiz anlamına gelmez;sadece seviyemizi koruduğumuz anlamına gelir. Kısacası; benimle derdi olan arkamdan konuşmasın,karşıma gelsin.Dedikoduya da iftiraya da ayıracak vaktim yok,fakat gerektiğinde gereken cevabı vermeyecek kadar da sessiz değilim.
1000Kitap