Yonca, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.Albert Camus.

Erkek Dublajı, Oğuz Bal (Sayfa 70)Erkek Dublajı, Oğuz Bal (Sayfa 70)
Görkem Demir, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Asıl önemli olan bir kaçma imkanı, değişmez ve şaşmaz bir gidişatın dışına atlayış, umudun bütün şanslarını taşıyan delice bir koşuştu. Tabii umut, koşup giderken bir sokağın köşesinde, daha kurşun havadayken vurulup ölmekti.

Yabancı, Albert CamusYabancı, Albert Camus
Mustafa Okudan, bir alıntı ekledi.
16 saat önce

“Şurası gerçek ki her şeyde rahattım, ama hiçbir şeyden de hoşnut değildim. Her haz bir başka hazzı aratıyordu bana.”

Düşüş, Albert CamusDüşüş, Albert Camus
Mustafa Okudan, bir alıntı ekledi.
16 saat önce

Biliyor musunuz, bizim küçük köyde, bir misilleme eylemi sırasında bir Alman subayı ihtiyar bir kadından, iki oğlundan rehin olarak kurşuna dizilecek birini seçmesini nazikçe rica etmişti. Seçmesini, tasarlayabiliyor musunuz bunu? Şunu mu? Hayır, şunu. Ve onun alıp götürüldüğünü görmesini. Üzerinde durmayalım, ama inanın bana bayım, her türlü sürpriz mümkün. Güvensizliği kabul etmeyen saf yürekli bir insan tanıdım. Barışçıydı, özgürlükçüydü, tüm insanlığı ve hayvanları aynı sevgiyle seviyordu. Seçkin bir ruh, evet, bu kesin. Avrupa’da, son din savaşları sırasında köye çekilmişti. Evinin eşiğine şöyle yazmıştı: “Nereden gelirseniz gelin, hoş geldiniz, buyurun içeri.” Sizce kim yanıt verir bu güzel davete? Milis askerleri! İçeri girerler evlerine girer gibi ve bağırsaklarını deşerler adamın.

Düşüş, Albert CamusDüşüş, Albert Camus
Görkem Demir, bir alıntı ekledi.
 17 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ot şilteyle kerevetin arasında kumaşa hemen hemen yapışmış, sararıp şeffaf hale gelmiş bir eski gazete parçası bulmuştum. Gazetede, başı olmayan bir üçüncü sayfa vakası anlatılmaktaydı, olay Çekoslovakya'da geçmiş olmalıydı. Bir adam, para kazanmak için bir Çek köyünden kalkıp yola çıkmıştı. Yirmi beş yıl sonra zengin olmuş, karısı ve bir çocuğuyla beraber memlekete dönmüştü. Doğduğu köyde annesi, kız kardeşiyle beraber bir otel işletmekteydi. Adam onlara sürpriz olsun diye karısıyla çocuğunu başka bir otele bırakıp annesinin işlettiği otele gitmiş, fakat içeriye girdiğinde annesi onu tanımamıştı. Adam şaka olsun diye bir oda tutmuş. Sonra da cebindeki parayı göstermiş. Geceleyin, annesiyle kız kardeşi kafasına çekiçle vura vura adamcağızı öldürüp parasını çalmış, ölüsünü ırmağa atmışlar. Sabah karısı çıkagelmiş, işin içyüzünü bilmeden, yolcunun kim olduğunu onlara anlatmış. Bunun üzerine anne kendini aşmış, kız kardeş bir kuyuda intihar etmişti. Bu hikayeyi belki binlerce defa okudum. Bir yanıyla inanılmaz bir şeydi bu. Öbür yanıyla da doğaldı. Yolcunun bunu biraz hakettiğini düşündüm, insan hiçbir zaman böyle şakalar yapmamalı.

Yabancı, Albert Camus (Sayfa 74)Yabancı, Albert Camus (Sayfa 74)
Mustafa Okudan, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi, her şeyi feda etti ona, dostlarını, emeğini, dürüstlüğünü bile, ama bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu, insanların çoğu gibi canı sıkılıyordu. Böylece karmaşa ve dram dolu bir yaşam yaratmıştı kendine. Bir olayın olması gerek, hatta aşksız bir köleliğin, hatta savaşın ya da ölümün bile. O halde yaşasın ölü gömme törenleri!

Düşüş, Albert CamusDüşüş, Albert Camus