1930'larda Amerika'da yaşanan ekonomik ve sosyal değişimlerin çiftçilerin hayatlarına yansıması anlatılıyor.
Çiftçi ailelerinin kendi evlerini terk etmelerinin ardından oradan oraya göç ederken kendi içlerinde yaşadıkları, diğer ailerle ilişkileri, çektikleri sıkıntılar, mücadele etmek zorunda kaldıkları haksızlıklar okuyucuya çok iyi yansıtılıyor. Sanki siz de kamyona Joad ailesiyle atlayıp oradan oraya sürüklenmiş, ara ara kamyon bozulunca yollarda kalmış, akşama yemekte et olunca sevinmiş, sağanak yağmurlarda sırılsıklam olmuş gibi hissediyorsunuz.