Fantastik öğelerle çevrili bir uyanışta insanın kendine başladığı yolculuğun hikayesi.
Le Guin, karanlık yeraltı labirentlerini insanın kendi içindeki korkuların ve öğretilmiş kimliklerin sembolü olarak kullanır.
Tenar’ın yolculuğu, bir kahramanın dünyayı kurtarmasından ziyade bir insanın kendi benliğini kurtarmasıdır. Ged burada güçlü bir büyücüden çok, Tenar’a karanlıktan çıkabilecek bir yol olduğunu gösteren bir ışık gibidir.
Bu nedenle romanın en güçlü tarafı büyü ya da macera değil, özgür irade, kimlik ve karanlıkla yüzleşme temalarıdır. Atuan’ın karanlık mezarları, aslında insan ruhunun en sessiz ve en karanlık odalarını temsil eder.
Atuan MezarlarıUrsula K. Le Guin
Acı acı ağladı çünkü özgürdü.
Öğrenmeye başladığı şey aslında özgürlüğün yüküydü. Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir şorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir.