Batılıların ve yerli Hristiyanların, bankerlerin, tüccarların ve zanaatkarların hiçbiri adam yerine konulmuyordu.
Bu tepeden bakış Osmanlı İmparatorluğu'nun Hristiyan kökenli fikir veya buluşlara karşı kayıtsız kalmasına yol açtığı gibi zanaatkarların ve değersiz mekanik ustalarının sorunlarıyla ilgilenme konusunda gönülsüz ve isteksiz kılıyordu.
Osmanlı toplumunda etnik bir tabir olan ' Türk ' pek az kullanılmıştır. Başlangıçta bu sözcük Türkmen göçerler için genelde dışlayıcı, küçümseyici bir anlamda, zamanla da Türkçe konuşan cahil ve görgüsüz Anadolu köylüsü anlamında kullanıldı. Bu ifadenin bir Osmanlı beyefendisi için kullanılması ciddi bir hakaret anlamına gelirdi.
Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?
Nisan 1939/VARLIK