Ah, insanın candan sevdiği birinin hayatı sallantıdayken elleri böğründe beklemek zorunda kalmanın heyecanı; bu keskin, korkunç heyecan! Ah, insanın beynine
doluşan ve canlandırdıkları hayallerin gücüyle yüreği deli gibi çarptırıp soluğu sıklaştıran kahredici düşünceler Sevdiğimiz insanın acısını dindirip tehlikeyi hafifletebilmek için bir şeyler yapmak ihtiyacı ve hiçbir şey yapamayacağımızı bilmek! Çaresizliğimizin doğurduğu iç çöküntüsü ve hüzün! Hangi işkence bu kadar ağır olabilir! O anın ateşi içinde, kendimizi ve kafamızı ne kadar zorlarsak zorlayalım bu işkenceden imkanı yok kurtulamayız!
Ateş püsküren bir kadında öyle bir hal vardır ki…
Hele öfkesinin yanı sıra üzgünse ve gözü de kararmışsa onu daha fazla kışkırtmayı göze alabilecek pek az erkek vardır.