Bu kitapta Tezer Özlü'nün bir kaç Avrupa şehri arasında git gel yaparken aynı zamanda kendi iç dünyasına yolculuğunu, iç hesaplaşmalarını da okuyoruz. Zaman zaman çocukluğundan, zaman zaman beslendiği o çok sevdiği üç yazar; Pavese, Kafka, Svevo ya ziyaretlerinden, zaman zaman farklı şehirlerde tanıdığı farklı insanlarla olan ilişkilerinden bahsediyor. Edebiyat dünyasının gamlı prensesi olarak anılsa da; hep intihar ederek öldüğü düşünülse de bence herkesten çok farklı, düşünen, yorumlayan, sadece bakmayan aynı zamanda gören çok dolu bir kadındı.
Seneler önce ilk okuduğum zaman akmayan bu kitap, bu kez okuduğum zaman çok lezzetli bir tat verdi. Her satırın altını çizmek istedim.