ÇAKICI’NIN İLK KURŞUNU
(Tereke Öyküler, Şiirler, Yazılar)
SABAHATTİN ALİ
Toplumcu gerçekçi edebiyatın çok seçkin ve yetkin temsilcilerinden biri olan Sabahattin Ali’nin düşünce dünyası, sanat anlayışı, felsefesi, dramatik yaşamının eserlerine yansımalarına dönük okumalarımıza; onun ölümünden sonra varislerinin yasal izniyle yayımlanmış kimi öykülerini, şiirlerini, konuşma metinlerini bir araya getiren ve adını kitaptaki dört öyküden biri olan ÇAKICI’NIN İLK KURŞUNU’ndan alan tereke kitabıyla devam ediyoruz.
Sabahattin Ali yaşarken yayımlamayı düşünmediği hâlde, varislerinin bunu gerçekleştirmiş olması; yazarı daha iyi anlamak isteyenler için, hele hele onun mahrem düşünce dünyasına girmek isteyenler için bulunmaz bir kaynak olmuş.
Tarihsel olarak İzmir’in Ödemiş ilçesinde ortaya çıkan ve Ege Bölgesi’ndeki “Efe”lik kültürünün önemli bir ismi olan, Yaşar Kemal’in Çakırcalı Efe ismiyle yazılmış destansı romanına da konu olan Çakıcı Mehmet Efe, bu hikâyede bir çocuk masumiyeti ve samimiyetiyle karşımıza çıkıyor.
Babası haince öldürülüp kendisi daha çocukken bir sürü şiddete maruz kalan Mehmet, babasının intikamını almak için hınç duyarak büyümektedir. Belinde taşıdığı ve yaşadığı kültürde normal karşılanan tabancasıyla bir yolculuk sırasında anlatıcının dikkatini çeker. Gözlemci bakış açısıyla olanları anlatan anlatıcı, Mehmet’in katilini uyarmıştır ancak dikkate alınmamıştır. Bir süre sonra Mehmet, baba katiline ilk kurşunu atarak halkın diline düşer ve efelik yolculuğuna başlar. O artık toplumun içinde yaşayamayacağını iyi bilir. Genellikle halka zulmetmeyi de ihmal etmeyen mütegallibelerin dağdaki temsilcisi olan klasik eşkıyalık yapan efelerin aksine, o çetesini topladıktan sonra adeta o zamanın çağdaş Robin Hood formuna girerek yoksulların dostu, zalimlerin düşmanı