6/10
·224 syf.··
2026 8. kitabı
Eski bir kitap. kişinin doktoru çalışmasının sonucunda ortaya çıkmış. konu olarak değindiği alan güzel ve farklı. beni de etkiledi. boşuna okumuşum demedim. bununla birlikte beklentimi çok karşılamadı. metnin içinde sürekli Fatih’in nasıl Fatih olduğunu anlamalıyız vurgusu vardı. bu vurgu bir saatten sonra beni sıktı. bu yüzden biraz daha dolu olmasını beklerdim. yarın kitabın yazarı ile Şehzade Camii gezisi yapacağız ve kitabı tahlil edeceğiz belki de benim göremediğim alanlar vardır ona göre güncellerim 
Nasıl Fatih Oldu?Zafer Bilgi · Kaldırım Yayıncılık · 201645 okunma
Raskolnikov = Kemal mi ?
Puan vermedi
Bazı kitaplar okunmaz, insanın içine yerleşir. Suç ve Ceza benim için de biraz böyle oldu. Raskolnikov'u okurken bir karakteri değil, modern insanın bölünmüş zihnini gördüm. Belki de bu yüzden zaman zaman kendimde de ona benzeyen taraflar buldum. Raskolnikov'un asıl suçu baltayla işlediği cinayet değildir. Asıl suç, kendisini diğer insanlardan ayrı ve üstün görmeye başlamasıdır. O, aklıyla hayatı çözebileceğini sanır; fakat insan sadece akıldan ibaret değildir. Vicdan, hafıza, korku, yalnızlık ve merhamet de vardır. Dostoyevski'nin büyük başarısı burada ortaya çıkar: Cinayetin hikâyesini değil, vicdanın hikâyesini anlatır. Kitap boyunca Raskolnikov'un zihninde dolaşırken şunu fark ettim: İnsan bazen yaptığı hatalar yüzünden değil, kendisinden kaçtığı için acı çeker. Ne kadar uzağa giderse gitsin, insan sonunda kendi vicdanının kapısını çalmak zorunda kalır. Belki bu yüzden Raskolnikov bana yabancı gelmedi. Dünyaya karşı öfkesi, insanlardan uzaklaşması, sürekli düşünmesi, her şeyi sorgulaması ve bazen kendi zihninin mahkûmu olması... Bunlar çağımız insanının da yükleri. Onunla aramdaki fark, suçun büyüklüğünde değil; insanın kendi karanlığıyla yüzleşme biçiminde. Dostoyevski bize şunu hatırlatıyor: İnsan bazen cezasını mahkemede değil, geceleri başını yastığa koyduğunda çeker. Çünkü vicdanın verdiği hüküm, hiçbir yargıcın vereceği cezadan daha ağır olabilir. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu düşünce kaldı: "İnsan yaptığı kötülüklerle değil, onları haklı çıkarmaya çalıştığı anda kendini kaybetmeye başlar."
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:08
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." Oscar Wilde'ın en önemli ve tartışmalı eserlerinden birisi olan Dorian Gray'in Portresi, Dorian adında oldukça yakışıklı ve çevresi tarafından hayranlık duyulan bir adamın, ebedi gençlik arzusu sonucu yapılan sanat eserinin, bir insanın ömrünü nasıl bu kadar etkileyebileceğini anlatmaktadır. Hikâyede üç önemli karakter ön plana çıkmaktadır. Ana karakter Dorian, Lord Henry ve ressam Basil. Lord Henry, felsefi ve sanatsal olan konuşmaları yüzünden Dorian'ı etkisi altına almış, son derece bilgili ve kültürlü birisidir. Yaptığı yerinde tespitler ve dünya görüşü, onu diğer insanlardan farklı bir konuma yerleştirmesine sebep olmaktadır. Lord Henry'nin, insana dair önemli görüşleri şunlardır: "Modern çağın ideali iyi eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihni ise korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir." "Bir insanı etkilemek ona kendi ruhunu vermektir. Etkilenen kişi artık kendi fikirleriyle düşünemez, kendi tutkularıyla yanıp tutuşamaz hale gelir." "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." "Sahip olunabilecek en kıymetli şey gençliktir." "Günümüzde insanlar benliklerini sinsice kuşatan sağduyudan ölüyor; aslında asla pişman olunmaması gereken tek şeyin hataları olduğunu anladıklarındaysa iş işten geçmiş oluyor." Lord Henry'nin söylediği bu çarpıcı sözler belki de günümüz açısından değerlendirildiğinde dahi oldukça önemli olan, insana dair birçok şeyi hatırlatmaktadır. Bunlardan en dikkat çekicisi çevremize karşı en faydalı olacak şekilde yaşamak ve bu hayatta; kalıcı,
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma
10/10
·376 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:41
Bazen birinin hayatına uzaktan bakınca her şey yerli yerinde, eksiksiz ve hatta kusursuz görünür. Oysa hiçbir hayat dışarıdan göründüğü gibi değildir. Her insanın içinde görünmeyen mücadeleler, sustuğu cümleler ve kendiyle verdiği savaşlar vardır. Bu kitap da tam olarak bunu hatırlatıyor; sıradan sandığımız hayatların içinde ne kadar büyük yükler taşınabileceğini… Bize ait sandığımız bazı seçimlerin aslında ne kadarının alışılmış beklentilerden oluştuğunu… Ve insanın en çok da kendi gerçeğiyle karşılaşmasının zor olduğunu. Kalabalıkların içinde yalnız kalabilmek, görünürde her şey yolundayken içten içe başka şeyler hissetmek… Belki de hayat tam burada başlıyor. Peki gerçekten yaşadığımız hayat bizim mi? Yoksa fark etmeden bize öğretilmiş bir senaryonun içinde mi ilerliyoruz? Ve insan, hayat boyunca kaç farklı “ben” olarak var oluyor?
Duygu ve Düşünce
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,705 okunma
insan olmanın sıradanlığı
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Kitap çok uzun bir kitap değil ama beni yordu.Yordu derken ruhumu kastediyorum.Hikayelerin üzerinde üzerlerinden kaldırılması zor bir ağırlık var.Evlat ölümleri okuyucuyu direk sarsmadan,damara zerkedilen etkisi yavaş yavaş başlayan bir ilaç gibi etkiliyor.O acının içinden çıkmak için ufak ufak sağa sola yumruk atıyor,bir çıkış noktası bulamıyor ,ama deniyor.Siz de yazarla birlikte ölüm üzerine düşüncelerinizin üstünden geçiyorsunuz.Bir anne olarak en büyük obsesyonumun çocuklarımdan birine birşey olması konusu olunca ve zaman zaman bu olay, zihnime akıl almaz oyunlar oynadığından kitap beni bu konuda tetikledi.Hayatın içinden insanlarve olaylar.Ama muhteşem cümleler var.Birini buraya aktarayım:Trajedilerin ve felaketlerin daima bir sonu vardır.Belki de Katie bu yüzden evliliğinin şiddetli ve korkunç anlarına dair birçok iyi hikaye anlatabiliyordu; dramlar kötü bir tercihe bir cesaret parıltısı veriyordu..
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267 okunma
8/10
·528 syf.··
2026 44. kitabı
Savaşın mahvet ettiği bir aile. Yeni bir başlangıç yapmak için Alaska’ya taşınır. Hiç hazırlıkları olmadan bu soğuk iklime giden bu aile her şeyin iyi gideceğini düşünürken aslında hayatlarının altüst olacağını bilemezler. Leni daha 14 yaşında vahşi Doğa’yla baş etmeye çalışan bir kız çocuğudur. Üstelik sadece vahşi olan doğa değil, koruması gereken bir de annesi vardır. En kötüsü de koşulsuz bir şekilde babasını seven annesi Cora. Her ne yaparsa yapsın ondan vazgeçmek istemez ta ki elleri kızına uzanana kadar. Bir annenin seçim yapma zamanı. Bir çocuğun ise yaşamaması gereken en büyük kabus belki de. Ayrıca bir yandan da güzel bir aşk yaşayan Leni ve Matthew, babası yüzünden en zor trajik bir hikayeye sahip olurlar. Bir kaza aslında bütün hayatınızı değiştirebilir. Bu kitapta tüm bunları okurken, aile olmayı, anne kız ilişkilerini, aşk, koşulsuz sevginin aslında çok da güzel olmadığını, birlik olmayı ve aynı zamanda yaşanması çok zor olan bir yerde kendini evinde hissetmeyi okuyorsunuz. Kitap belli bir yerden sonra öyle bir heyecanlanıyor ki, elinizden bırakamayacağınız yerlere doğru sürükleniyor. Kitabın sonunda kavuşma olsa da içiniz buruk olarak yaşıyorsunuz bunu çünkü hiçbir şey eskisi gibi de olmuyor. Ben isterdim ki Leni ve Matthew bu macerada en kazasız bir şekilde atlatsınlar, ama maalesef geçmişin izlerini hep üzerlerinde de taşıyorlar. Başta beni biraz zorlasa da detaylar sonrasında hikaye akıp gitti. İçimi burkan Severek okuduğum bir kitap oldu. 
Büyük YalnızlıkKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2019933 okunma