9/10
·592 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 15:57
Felsefe tarihine başlangıç niteliğinde bir kitap Sofie'nin Dünyası. Öncelikle, zaten edebi değeri için değil bir arka plan içerisinde öğretici bir kitap olması için yazılmış o yüzden felsefe tarihine ilgi duymayanlar için sıkıcı olabilir. Ben de okurken bazı yerlerinde çok sıkıldım hatta yarım bırakacağımı düşündüm ama biraz sabredince sona doğru hızlandı. Kitap antik çağdan itibaren filozofların (batı filozoflarının tabii) fikirlerini inceliyor. Ancak genel fikirleri verip üzerine biraz yorum yaptıktan sonra bazı şeyleri ima etse de neredeyse hiçbir konu için kesin bir yargıya varmıyor, böyle bir kitap için doğru olan da buydu, gerçekten okuyucuyu sorgulatıyor. Tabii imalarında katılmadığım noktalar oldu ama genel olarak güzeldi. Anlattığı fikirler üzerine düşündürünce okuması da uzun sürüyor. *Spoiler Ancak tarihi ve fikirleri anlattığı kısımlarda Sofie ve Alberto'nun konuşmaları bir iç monolog gibiydi, gerçek karakterlerin orada olduğunu hissetmiyorsunuz, gerçi belki de doğru olan buydu zira onlar bir binbaşının zihnindeki karakterlermiş. Ben şahsen böyle çözümlenmesini beklememiştim çok sürpriz oldu daha farklı hayal etmiştim ama yine de bir yere bağlandı. Sanki Sofie ve Alberto bunu birdenbire anlayıveriyorlarmış gibi geldi ben pek bir şey anlamamıştım, neyse belki de sorun bendedir. Sofie'nin şimdiye kadar içinde yaşadığı her şeyi bir anda terk etmeye karar vermesinin ve ayrıldıktan sonrasının çok daha dramatik anlatılmasını beklerdim. Olay çok acıklıydı, bu onun için büyük bir şoktu aslında ama biraz daha hissettirilmeliydi bu. Sonu genel olarak çok güzeldi. Olması gerektiği gibi bitti. Bitirdikten sonra boşluğa düşmüş gibi oldum. Anlatım da sonunda çok güzeldi. Felsefenin temel konuları üzerinde iyice durmuş. Ama Sofie ve Hilde'nin gerçek iki insan olarak
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·55 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:47
Ermiş, insanın dış dünyaya olan bağımlılığını azaltıp kendi içsel zenginliğine ve "tanrısal" özüne dönmesini öğütleyen, didaktik olmaktan ziyade sezgisel ve şiirsel bir varoluş manifestosudur.Kitap, bireyi parçalanmışlıktan kurtarıp evrensel bir bütünlüğe davet eder. İnsan olmanın, yaşamın zorluklarını bir yük olarak değil, ruhun olgunlaşması için bir "ilaç" olarak kabul etmekten geçtiğini vurgular.Ermiş, günlük yaşamın karmaşasında (çocuk yetiştirme, kurallar, çalışma, alışveriş) ruhun nasıl dingin kalabileceğine dair poetik bir kılavuzdur.Eserin sonunda yer alan şiirler, insanın yenilgilerle güçlendiğini ve kendi içsel şarkısını söyleyen bir varlığa dönüştüğünü simgeler. Özetle her bir bölümde Halil Cibran, okuyucuya bir dogma sunmak yerine; insanın kendi yaşam deneyimlerini, duygularını ve ruhsal derinliğini sorgulayarak kendi bilgeliğine ulaşmasını teşvik eder. Kısa bir kitap olmakla birlikte okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·360 syf.··
2026 84. kitabı
Dört kitaplık serinin önsözü niteliği taşıyan bir kitap da diyebiliriz. Yazarın kendisiyle yaptığı iç çatışmaları Tanrı ile sohbet ediyormuş gibi yansıtması ve tanrı ile insan arasında nasıl bir ilişki olduğunu görüyoruz kitap boyunca. Okurken sorgulanması gereken ne kadar fazla olgunun olduğunu da görmekteyiz. Tanrı ya da yaratıcının kuranda belirttiği “Onu düzenleyip içine ruhumda üfledim” ayetine dolaylı olarak bir çok kereler vurguda bulunuyor. Beni başka yerde arama, ben sendeyim , sen de bendesin. Hallacı Mansur’un canıyla ödediği Enel Hak düşüncesi kitapta kendini sıklıkla gösteriyor. Kitap boyunca bireyin ben merkezci bir kişilik taşıması gerektiğine vurgu yapıyor. Önce kendini kurtaracaksın, kendisini kurtaran insan tüm dünyayı kurtarır. İnsanların başına gelen her şeyden kişinin kendisi sorumludur. Neyi düşünüp, neyi çağırırsan başına gelecek olan yine o olacaktır, vurgusuyla Tanrı bütün sorumluluğu insanın üzerine yıkmaktadır. Cennet, cehennem, siyaset, ekonomi, cinsellik ve başka konular ile ilgili yorumlarla karşılaşmaktayız kitap boyunca. Kitabın sonun da serinin diğer kitaplarının içeriğiyle ilgili bilgilere veriyor.
Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir DiyalogNeale Donald Walsch · Ötesi Yayıncılık · 20191,421 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Bir kitaba yapılabilecek övgülerden biri o kitabı tekrar okuma isteğidir. Şeyh ve ayna, Bir ses gelseydi eğer, doğmak ve ölmek, Deli Dumrul ve dünyeviliğin ötesi, Türk ve müslüman olmak , Solaris, Üçüncü Sır başlıklı bölümler bulunmakta . Kitapta en çok öne çıkan ve beni etkileyen tasarımsal bir vaka " Bir Ses Gelseydi Eğer " idi. Diğer kısımların dili çok akıcı değil ve özellikle Türk-müslüman kimliği ve vahiy konusunda tekrar tekrar okunmalı. Çünkü bazı yerler çok subjektifti. Baştaki vakalardaki terapist kimliğinin öne çıkmasından sonra dini konulardaki öznelliği yer yer rahatsız etti . Kitap baştan sona doğru bireyin bu dünyadaki 'kim'liğinden hareketle 'ne'liğine doğru bir anlatı yaparak ve yazarın da ifade ettiği gibi, insanın hayatında aşkın bir anlam bulmadan psikiyatrinin de çaresiz kaldığı anlamsızlık ve boşluk hislerinin tam anlamıyla giderilemeyeceğini söylüyor. Okunmaya değer, sadece Bir ses gelseydi eğer kısmı için bile değer.
Şeyh ve ArzuSaffet Murat Tura · Metis Yayıncılık · 2002145 okunma
Zaferden sonra…
8/10
·384 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 03:14
“Hain Mezarıma Tükürecekler!” romanını okurken Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca cephelerde verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını, toplumun her kesimini derinden etkileyen büyük bir varoluş savaşı olduğunu bir kez daha hissettim. Kişisel tüm isteklerini “zaferden sonra”ya bırakan bir nesille tanıştım. Yazarın kurduğu atmosfer beni dönemin içine çekti, oradaymış gibi hissettirdi. Karakterin yaşadığı olaylar ve verdiği mücadele eserin sürükleyiciliğini oldukça arttırmış. Roman, tarihî gerçeklik ile güçlü kurguyu başarılı bir şekilde buluşturmuş. Kitaba konu olan kişiyi daha önce duymuş ve “gerçekte” ne olduğunu bilsem de kitapta ne olacağını daima merak ettim. Bu da yazarın başarısı bence.
HainSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2025519 okunma
10/10
·136 syf.·
2026 9. kitabı
Herkesin içinde kimseye söylemediği,kendine bile zor itiraf ettiği bir 'iç odası' vardır ya;bu kitap sanki o odanın anahtarı gibi.Özellikle 'Ay Anam' şiiri...İnsanı bambaşka bir dünyaya götürüyor.Şair insanın kendisine olan yabancılaşmasını bitiricek olan şeyi öyle bir kelimeye dökmüş ki,başka türlü anlatılamazmış diyorsun.Her sayfasında kendimden bir parça bulduğum en kıymetli okumalarımdan,en özel yolculuklarımdan biriydi.Keyifli okumalar dilerim.
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma