İbrahim aleyhisselam, İsmail aleyhisselamla birlikte Kabe’nin duvarlarını yükseltirken İbrahim aleyhisselam’ın uzanıp yerden taş alması ve duvara kaldırması zorlaşınca İsmail aleyhisselam, bir taş getirip İbrahim aleyhisselamın ayağının altına koymuş, o da onun üzerinde dikilerek duvar örme işine devam etmişti. Kabe’nin inşası sona erinceye kadar bu iskele taş, köşelerde dolaştırılmış durmuştu. İşte İbrahim aleyhisselam’ın üzerinde durduğu bu taşa “Makam-ı İbrahim” adı verilmiştir. 
Hayat, aslında tercihlerimizin toplamıdır. İnsan, nasip ile tercih arasındaki o ince çizgileri yürür; önce zihninde bir hayat tasarlar, ardından yaptığı seçimlerin izinde ilerler. 
Birine kırılmaktan daha çok acıtan şey, bu kırgınlığın saatler, günler geçmesine rağmen fark edilmemesi olsa gerek. O bir kişiye kırgınlık, hayatın tatsız, tutsuz hale gelmesine yetiyor. Artan kırgınlıklar, beraberinde artık kimseyle samimi olmamayı getiriyor. Bağlılığın zayıflık olarak görüldüğü günümüzde mesafeli ilişkilerle hem samimiyeti arıyoruz hem de kalbimizin kırılması ihtimalinden kaçıyoruz