Bu kitaba ne yazılır hiç bilmiyorum. :/ İnsan okuduğu her cümlede dehşet duyabilir mi? Kitap bitene kadar ağzım şaşkınlıktan açık kaldı, sinirden bir sürü laf saydım ve ilk defa bir kitabı beddualarla bitirdim.
Türkiye'de ensest gerçeği... Herkesin göz ardı ettiği, konusu açıldığında aman ayıp denilerek hemen kapatıldığı, bilinen gerçeğin duyulmayarak yok sayıldığı ve hemen hemen her ailede gerçekleşen bir gerçek. Babanın kızına, abinin kardeşine, dayı-amcanın yeğenine, büyük kuzenin küçük kuzene, dedenin toruna uyguladığı istismarlar.
"Yetiştirdiğin ağacın ilk meyvesini sen yemez misin?" "Zaten başkasıyla yaşayacaktı, ilk deneyimi ben olayım." diyen sözde babalar... "Kocamı sen tahrik ettin/ Sen olmasaydın kocam böyle şeyler yapmazdı/ Senin yüzünden yuvamız dağıldı." diyen sözde anneler... Ve en acısı arkadaşlarına "Gece uyurken kot pantolon giyiyorum, babam onu kolay açamıyor." "Çocuğum babamdan mı yoksa eşimden mi bilmiyorum." diyen masum yavrular. Hangi duruma yanayım? Hangisine sövüp beddua edeyim? Bir çocuk en yakını tarafından bunlara maruz kalıyorsa o çocuk bir başkasına nasıl güvensin? Bir anne de evladının yanında olmuyorsa o evlat nereye gitsin? Bu gerçekler daha ne kadar gözardı edilecek? Konuyla ilgili konuşmayınca bu gerçekler olmuyor değil. Görmezden geldiğiniz her durum hayatı mahvolan bir evlat.
Peki ne yapmalı?
- Çocuğunuzu dinleyin. Size bir şey söylemek istediğinde sonra diyip ertelemeyin.
- Bu çocuğumun babası, bu dedesi bu amcası vs. diyip hiç kimseye güvenmeyin. Çocuğunuzu bir başkasıyla tek bırakmayın.
- Çocuklarınız hareketleriyle her şeyi belli ederler, onların hareketlerini görmezden gelmeyin.
- Böyle şeyler yaşayan çocuk genelde annesine bir arkadaşı yaşamış gibi anlatır. "Sus ayıp! Böyle şeyler konuşulmaz! Bir daha sakın açma bu