!Spoiler!
10/10
·792 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:56
Bu da bitti. Zaten çok sevdiğim bir seri. Üçüncü kitabında olayların bambaşka yerlere gelmesi aşırı sürükleyiciydi. 7. türü arıyorduk, ve bulduk da. ama biraz hayal kırıklığı oldular. Andarna'nın çekip gittiği sahne çok kötüydü, baya ağlattı beni. Ama asıl mevzu son savaştı. Violet'in hafızası silinmişti ve savaştan sonraki 12 saati hatırlamıyordu. Orada da bitti. Kim bilir ne oldu, muhtemelen Xaden tamamen bir venin oldu. o yüzden de diğer veninlerle birlikte gitti diye düşünüyorum. Gerçekten çok güzeldi. Özellikle sona bıraktığım bir kitaptı. Beni oldukça tatmin etti. Umarım 4. kitap bir an önce çıkar.
Oniks FırtınaRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20251,589 okunma
Aşk Mı Ölüm Mü
9/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:56
Gantz, ilk ciltlerinden beri okuru rahat bırakmayan, sürekli daha sert bir eşiğe taşıyan bir seri. 15. cilt ise bu hissi yalnızca aksiyonla değil, karakterlerin içine düştüğü ahlaki ve duygusal çıkmazlarla da güçlendiriyor. Önceki ciltlerde alıştığımız ölüm-kalım gerilimi burada daha kişisel bir hâl alıyor. Artık mesele sadece hayatta kalmak değil; kimin korunacağı, kimin feda edileceği ve insanın böyle bir düzende ne kadar kendisi kalabileceği sorusu daha fazla öne çıkıyor. Bu ciltte en çok hoşuma giden taraf, baş karakterin giderek daha karmaşık bir noktaya sürüklenmesi oldu. Kurono artık yalnızca korkan, kaçan ya da savaşmak zorunda kalan biri değil; seçim yapması gereken, yaptığı ya da yapamadığı şeylerin ağırlığını taşıyan bir karaktere dönüşüyor. Özellikle içinde bulunduğu çıkmaz, sonraki cilt için merakı oldukça artırıyor. Ne yapacağını, nasıl bir karar vereceğini ve bu kararın onu nasıl değiştireceğini gerçekten merak ederek okuduk. Hiroya Oku’nun çizimleri yine çok sinematik. Aksiyon sahneleri sert, hızlı ve kaotik; ama aynı zamanda karakterlerin yüz ifadelerinde, duraksamalarında ve sessiz anlarında da güçlü bir gerilim var. Gantz’ın en iyi yaptığı şeylerden biri bu zaten: Okura sürekli “birazdan çok kötü bir şey olacak” hissini vermek. 15. ciltte bu his fazlasıyla başarılı şekilde korunuyor. Elbette serinin alışıldık aşırılıkları burada da var. Bazı geçişler hızlı, bazı karakter kararları rahatsız edici ölçüde sert gelebilir. Fakat Gantz’ın dünyası zaten güvenli, tutarlı ve konforlu bir dünya değil. Tam tersine insanı en rahatsız edici noktaya sıkıştırıp oradan karakterlerin gerçek yüzünü göstermeyi seviyor. Genel olarak beğendiğim bir cilt oldu. Seri bu noktada yalnızca kanlı ve şok edici bir bilim kurgu/aksiyon mangası olmaktan çıkıp, karakterlerini
Gantz, Cilt 15Hiroya Oku · ‎Kurukafa Yayınları · 202342 okunma
Reklam
Üstadın Düşünce Dünyasındaki Hikayeleri
7/10
·288 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:52
Üstadın okuduğum güzel eserlerinden biriydi. Hikâyeler kısa olmasına karşın mesajları anlaşılır ve didaktikti. Kitapta iyi bir insan olmak, Müslüman bakış açısı, toplum ve insan kolerasyonu, kadın toplum çatışmaları gibi başlıklar işlenmişti. "Örtüdeki Sır" "Sübyan Koğuşu" ve "Rüya" hikayelerini beğendim. Tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
HikayelerimNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20222,251 okunma
İki Kadın, Bin Acı
Puan vermedi·497 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:01
Bazı kitaplar okunur ve biter. Fakat aynı durum bu kitap için söylenemez. Bazı kitaplar insanın içinde yaşamaya devam eder. Tıpkı Bin Muhteşem Güneş gibi. Roman, Afganistan'ın savaşlarla parçalanan tarihini iki kadının gözlerinden anlatıyor: Meryem ve Leyla. Fakat bu kitap sadece savaşın değil; kadın olmanın, sevmenin, kaybetmenin, fedakârlığın ve umudun hikâyesi. Sayfalar ilerledikçe sanki Meryem ve Leyla gerçek insanlar olmuş, tam da karşıma geçmişlerdi... Okumakta bile zorlandığım cümlelerin, dünyanın herhangi bir yerinde birilerinin yaşıyor olduğunu bilmek içler acısı. Savaşlar her anlamda herkes ve her şey için yıkımdan ibaret. Çünkü yalnızca insanlar yok olmuyor, insanı insan yapan tüm o güzellikler de hiç oluyor. Tıpkı kitapta anlatıldığı gibi. Meryem ve Leyla, hikâyeniz ve mücadeleniz benimle yaşamaya devam edecek.
Alıntı
Bin Muhteşem Güneş (Cep boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017119,3bin okunma
8/10
·189 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:30
Reşat Nuri Güntekin Damga adlı romanında toplumun birey üzerindeki baskısını ve önyargıların insan hayatını nasıl şekillendirdiğini etkileyici bir biçimde ele alıyor. Romanın baş kahramanı son derece hassas, gururlu ve duygusal bir kişiliğe sahip. Bu hassasiyet, onun yaşadığı olayları çevresindeki insanlardan çok daha derin hissetmesine neden oluyor. Toplumun kendisine yönelttiği suçlamalar ve kuşkular karşısında yalnızca dışsal bir mücadele vermiyor; aynı zamanda kendi içinde de sürekli bir hesaplaşma yaşıyor. Başkalarının bakışlarını, sözlerini ve ima ettikleri anlamları büyük bir dikkatle algılıyor; hassas kiişiği yüzünden toplumun vurduğu damga onun ruhunda çok daha derin yaralar açıyor. Bir bakıma karakter, dış dünyadan gelen yargıları kendi vicdanında büyüten bir aynaya dönüştürülmüş yazar tarafından. Reşat Nuri Güntekin, bu karakter aracılığıyla insanın en büyük yaralarının bazen bedeninde değil, ruhunda olduğunu gösteriyor. İnsan ne yaparsan yapsın, o yaralar peşini bırakmıyor, bir damga gibi silinmeden insanın ömrüne yapışıp kalıyor. Ve sonunda insana, yazarın da kahramanına dedirttiği gibi "Hayatımı bir kuruntuya kurban etmişim!" dedirtiyor. Bu yönüyle Damga, yalnızca bir toplumsal eleştiri değil, aynı zamanda hassas bir insanın iç dünyasını başarıyla yansıtan psikolojik bir roman olarak da değerlendirilebilir. Reşat Nuri Güntekin, en sevdiğim Cumhuriyet dönemi yazarlarından biri. Çok güzel ve edebi bir anlatımı var. Okuduğum diğer bir çok romanı gibi bu eseri de çok güzeldi.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,172 okunma
9/10
·60 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:27
Merhaba, bugün sizlere 𝕭𝖔𝖉𝖗𝖚𝖒 𝕶𝖆𝖙ı𝖓𝖉𝖆𝖐𝖎 𝕸𝖆𝖐𝖎𝖓𝖊 kitabının yorumu ile geldim Çocuklara ışık olacak, onların umutlarını besleyecek türde eserleri sizlerde tercih ediyor musunuz ? Kitabımızın yazarı henüz 10 yaşında ama hayalleri o kadar büyük ki Eserin içeriğinde 5 öykü var ve her biri farklı hayalleri, umutları anlatıyor bizlere.. Mesela, Atatürk'ün sınıfınıza gelmesini istemez misiniz Kim istemez ki değil mi? Sizinle konuşsun, sohbet etsin Arkadaşlığın, dostluğun önemini de vurgulayan bir eser Nilay ve arkadaşlarının yıllarca süren arkadaşlığına hayran olmadık değil Kitaba adını veren makine ise bizi 100 yıl geleceğe götürüyor ama bu durumdan çok memnun kalır mıyız bilmem Tahammülsüzleşiyoruz malesef .. Bakalım, bu kitaptaki hayallerimiz bizleri nereye götürecektir? Kızımla birlikte severek okuduğumuz çok tatlı bir eserdi Kendi küçük ama hayalleri büyük yazarımızın bu eserini her çocuk mutlaka okumalı derim Kitapla ve sevgiyle kalın
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202620 okunma
Reklam
Reklam