senden sonra dünyada çok önemli şeyler oldu uçtum birine bakmıştım deyip içine girdiğim yüzlerden biri yokmuş içinizde diyerek çıktım biri yokmuş her sabah biri yokmuş her masa biri yokmuş her çarşı çalışmayan bir aleti kapatıp açmak gibi beni de her gece kapatıp kapatıp her sabah açan yeryüzü sanki dünyaya gelmedim de olmayan bir yerde olmayan birine bakıp bakıp çıktım ben düşersem kendim düşerim diye hem güzel uçtum hem muazzam düştüm sağ salim sensiz ve ayaküstü artık insan bana iyi gelmiyor artık insan bize iyi gelmiyor diyerek beraber havalandığımız göğü tek başına ve hiçbir yere değmeden düşmek düşmek nefisti sevgilim
Kalbimin Sessiz Duası 77..
“Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.” Bakara, 107 Allah’ım… İnsan bunu bazı şeyleri kaybedince daha iyi anlıyormuş… Herkesin yanında kalacağını sanarken gitmesini, “asla bırakmam” diyenlerin bile bir gün yabancı gibi olmasını görünce… Kalabalıkların ortasında bile içinin neden bu kadar yalnız hissettiğini anlayınca… Ve en sonunda dönüp sadece Sana sığınınca… Çünkü gerçekten… Bu dünyada insanın kalbini tamamen bilen tek dost Sen’sin Allah’ım. Rabbim… Bazı insanlar vardı, iyi gelir sandım. Bazı yollar vardı, huzura çıkar sandım. Bazı hayaller vardı, gerçekleşirse tamam olurum sandım. Ama zaman geçtikçe anladım ki; insanı tamamlayan şey insanlar değilmiş, San’a yakın hissedebilmekmiş. Çünkü insan bazen herkesin yanında olup yine de eksik hissediyor. Ama Sen’in huzurunda… İlk defa gerçekten anlaşılmış hissediyor. Allah’ım… Bugün sana, kimseye anlatamadığım o yalnızlık hissiyle geldim. Hani insan bazen konuşsa bile anlaşılmayacağını düşünür ya… İşte öyle zamanlardan geçiyorum Rabbim. Kalbimde susturduğum şeyler çoğaldı. İçimde kimsenin bilmediği savaşlar büyüdü. Ve ben güçlü görünmeye çalışırken sessizce yoruldum. Ama biliyorum… Ben herkese uzak hissetsem bile, Sen bana şah damarımdan daha yakınsın.
Duygular
Reklam
Tefekkür, sohbet, okumak, mütalaa
“aklı, düşünerek zinde tutmamızı” emir buyurarak bize yol gösteren âlemlerin Rabbi... Sahabenin adaleti ve Ebu Hureyre, s13
Din
"Çok yalan söyleyenin güzelliği gider. İnsanlarla mücadele edenin heybet ve efendiliği gider. Üzüntüsü çok olanın bedeni hasta olur. Ahlâkı kötü olanın nefsini azap olunur." Dil Belâsı sayfa 56
İnsanın gidecek bir yeri ve gidebilecek gücü olmalı..
1000Kitap
Kıssa | İslam Tarihinden Anekdot
Yermük Savaşı Müslümanların Haçlılarla yaptığı en büyük savaşlardan biridir. Müslümanların Persler üzerine seferler düzenleyerek Irak'ı fethetmesinden sonra Şam ve Filistin'in tehlikeye girdiğini fark eden Doğu Roma İmparatoru Heraklius büyük bir ordu topladı. Şam'daki bu hareketliliği haber alan Hz. Ebubekir, Irak'ta bulunan Halid bin Velid'i Şam orduları komutanı olan Ebu Ubeyde bin Cerrah'ın yerine atadı. Halid bin Velid Irak'tan Şam'a kendi birliğiyle hareket etti ve İslam ordusunun başına geçti. İki ordu Yermük'te karşı karşıya geldi. Müslümanların sayısı 25 binin üzerindeydi. Roma ordusu ise 250 bin kişiydi. Bütün kibri ile Yermük'e doluşan Haçlı ordusu Valentinus, Georgeus gibi komutanlarına çok güveniyordu. Bu savaştan önce Halid bin Velid'in kazandığı savaşlar bütün bölgede konuşuluyordu. Roma ordusu tarafından da bu söylentiler duyulmuştu. Yermük Savaşı Halid bin Velid ve diğer Müslümanların büyük gayretiyle galibiyet ile sonuçlandı. Şam bölgesi Müslümanların kontrolüne geçti. Bugünkü Anadolu topraklarının kapıları fetih için açılmış oldu. Halid bin Velid o gün orduyu savaşa teşvik etmek için bir konuşma yaptı. Onları Rumların topraklarına karşı imrendirdi. Ve şöyle dedi: Bakın şu yiyeceklere, şu nimetlere! Eğer Cihad ve İslam'a hizmet gibi iki büyük vazife ile mükellef olarak gelmeyip de ganimet elde etmek için gelseydik sadece güzelim topraklar için de savaşılırdı. Yeter ki biz bu topraklara sahip olmaya hak kazanalım. İşte o zaman açlık ve fakirlik zilletinden kurtulmuş refaha kavuşmuş oluruz. Roma kumandanlarının büyüklerinden olan (Georgeus) Cerece, Yermük savaşı sırasında ordusunun safından ileri çıkarak Halid bin Velid'i mübarezeye davet etti. Halid de ilerledi. Birbirlerine yaklaştılar. Atları burun buruna gelince Romalı komutan Georgeus (Cerece)
Reklam
Reklam