Burak

Burak
@vecdebi
Çağımızda yaygın bir uygulama alanı bulan sistemlerin yanlışlıkları da, sistem adına yapılan yanlış uygulamadan değil, sınırlı tecrübe ve müşahade verilerinden elde edilen bilgilerle kurulu düşünce sistemleriyle "mutlak prensiplerin" elde edilemeyeşinden ileri gelmektedir; çünkü hâdiseler mânâlarını kendilerine sorulan suallere göre vermekte ve değişik bir şuur, zihin ve anlayış tarafından kritik edildiğinde, değişik neticelere ulaşılmaktadır.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Batı, ne kadar hayatî olursa olsun veya olmasın, tek şeyden, o şeyin kemâli hâlinde tek unsurdan ibarettir: -"Maddeyi, aklî ve ruhî her bakımdan ihata ihtirası ve bu ihtirasının eseri olan müsbet bilgiler manzumesi..." Heyhat ki, Batıda da, malik olduğu muhteşem kalıp dehâsına rağmen bir şey eksik kaldı: -"O kalıbın içindeki hayat usaresi, yânî derinliğine sonsuz ruh kökü..."
Sayfa 127·Kitabı okudu
Düşünce
Dünyaları ve öteleri fethetme ideali... Bu ideal, Osmanlı devleti plânında 14. asrın başından 16. asrın ortalarına kadar ikibuçuk asır, olanca revnak ve haşmetiyle devam etti. Bu çığır içinde ve bu ideal yüzü suyu hürmetine, üç kıtayı Tevhid kıskacıyla bitiştirdik ve İslâm damgasıyla mühürledik. O devrin, nakil ve iaşe vasıtaları gibi dar ve kıt teknik imkânlarına pes dedirtecek şekilde de, medeni dünyanın ancak 19. ve 20. asırlarda toplayıp yürütebildiği büyük ordulara vücut ve hareket verdik. Bu ordular, evvelki ve sonraki orduların saçkıran gibi en kıymetli eserleri yerlebir etmesine karşılık, geçtiği yollara, ardından nakış nakış bir halı serercesine kal'alar, hanlar, kervansaraylar, câmiler, medreseler ferşederek yol aldı. Öz vatanını işgal altında tutan -bugünkü T.C gibi- sürüler değil, o vatanın maddi ve mânevî işgal ve istilâ hakkını temsil eden ulvî kuvvet manzumeleriydi bunlar...
Sayfa 93·Kitabı okudu
Düşünce
Hristiyanlık sahasında, İslâm âleminden hiç kimse tarafından farkına varılmayan bir hâdise vardır ki, o da, son zamanlarda bütün Katolikler kadrosunu kapsayıcı mikyasta, kilisenin içtimaî hâkimiyeti ele almak yolunda olduğu ve laikliğe karşı çıktığıdır. Hattâ bu mevzuda yüksek rütbeli bir Fransız din adamı büyük bir eser yazmış ve lâikliğin beşiği Fransa'da kiliseyi bütün haklarını almaya davet etmiştir.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Din
Düşününüz ki, dünya tarihinde örneğine pek rastlanamayacak bir cahillik ve eblehlik numunesi hâlinde, kendi topraklarındaki hükümranlık hakkını "burasını size hediye ediyoruz!" dercesine bir rahatlık içinde gözden çıkarma mânâsını ifâde eder laf söyleyen bir Başbakana, Tansu Çiller'e sahibiz... 1994 tarihinde İsrail'e yaptığı ziyarette, şöyle buyurdu: -"Ne mutlu size, vadedilmiş topraklardasınız!" Vadedilmiş Topraklar ifâdesinin Tevrat'ta geçtiğini ve vadedilmiş topraklar davasının bugünkü İsrail devletinin uzun vadeli politika şeması içinde bizim Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgemizi de kapsadığından habersiz bir Ekonomi Profesörü! Kültür dağarcığı bu olan bir ekonomi profesöründen, ekonomi dahil hangi mevzuda hayır gelir?..
Sayfa 62·Kitabı okudu
Siyaset & Politika