Konuşamadığım sadece hissettiğim bir seri.
9/10
·224 syf.··
2026 262. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 05:18
Öncelikle bu seriyle aramda yoğun bir duygusal bağ olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Bu yüzden yorumumun tamamen objektif olmayabileceğini en baştan belirtmek isterim. Her Yeri Kızıla Boya, benim için soruların tek tek cevaplandığı, duygusal geçirgenliği yüksek ve büyük ölçüde beklediğimi veren bir final kitabı oldu. Anlatım her zamanki gibi akıcıydı. Kitabı neredeyse hiç ara vermeden tek oturuşta bitirdim. Baskı kalitesi de serinin başından sonuna kadar koruduğu yüksek standardı sürdürmüş. Hâlâ seride beni en çok etkileyen kitabın dördüncü kitap olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen bu final kitabının hissettirdiği tamamlanmışlık duygusu onu benim için bambaşka bir yere koyuyor. Seri boyunca merak ettiğim birçok sorunun cevap bulması ve hikâyenin kapanış biçimi beni tatmin etti. Elbette eleştirdiğim bir nokta da var. Kitabın son kısmını yer yer fazla zorlanmış hissettim. Ancak bu durum genel okuma deneyimimi gölgeleyecek kadar büyük değildi. Aslında hakkında konuşmak istediğim o kadar fazla detay var ki… Ama hangisini söylesem spoiler olacak. Bu yüzden sadece şunu söyleyebilirim: Benim için keyifle okuduğum ve bitirdiğimde buruk bir şekilde veda ettiğim serilerden biri oldu. Ve böylece bu seriye de veda ettim.
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026214 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 34. kitabı
Cemal Süreya’nın altıncı ve son şiir kitabı Güz Bitiği, 1 Nisan 1988’de yayımlanmıştır. Sıcak Nal’dan sadece bir gün sonra çıkan kitap, aynı yıl Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü kazanmıştır (Sıcak Nal ile birlikte). Kitap, şairin olgunluk döneminin en damıtılmış, en içe dönük ve veda havası taşıyan eserlerinden biri olarak kabul edilir. Kitap toplam 56 sayfa civarındadır ve şu bileşenlerden oluşur: 1 düzyazı 20 şiir 1 şarkı 11 beyit 16 dize Süreya, kitabı “tek bir şiir” olarak nitelendirmiştir. Parçalar ayrı ayrı başlıklı gibi dursa da bütünsel bir akış ve tek bir duygusal/melankolik tonda ilerler. Adı, Doğu Perinçek’e göre Dîvânü Lugati’t-Türk’teki “Ay Bitigi”nden (askerlerin ad ve azık defteri) esinlenmiştir; “güz” mevsimiyle birleşince sonbaharın bitiş defteri, hesaplaşma ve veda anlamı taşır. Biçimsel çeşitlilik (düzyazıdan beyite, şarkıya) kitaba zenginlik katar. Şiirler genellikle kısa, yalın ve imgelerle örülüdür; gösterişli imgelerden ziyade suskunluklar, eksiltiler ve sezdirme ağır basar. Temalar Aşk, Ayrılık ve Yalnızlık: Kitabın kalbi burada atar. Şiirlerin çoğu “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni” dizesiyle biter. Bu nakarat, sevgiyi basit anlara (bir çay içmek, bir bakış, bir yürüyüş) indirgerken aynı zamanda derin bir pişmanlık ve kabulleniş taşır. Zaman, Ölüm ve Veda: Sonbahar (güz) metaforu hâkimdir; sararan yapraklar, soğuyan hava, bitiş hissi. Şair adeta kendi şiir serüvenine ve hayata veda etmektedir. Melankoli dinginliğe, kabullenişe evrilir. İnsan İlişkileri ve Varoluş: Günlük hayat imgeleri (banliyö treni, çay, sokak, nalburlar) üzerinden evrensel duygular işlenir. Yalnızlık “ovanın düz oluşu gibi” yalın ve kaçınılmazdır. Kitap, İkinci Yeni’nin imgeci, yenilikçi dilinden uzaklaşarak daha olgun, daha doğrudan ama hâlâ derin bir üsluba
Güz BitigiCemal Süreya · Can Yayınları · 2020946 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Günübirlik Hayatlar| Irvın D. Yalom ~207 sayfa
8/10
·208 syf.·
2026 139. kitabı
Günübirlik Hayatlar kitabı 10 psikoterapi öyküsü ile oluşuyor . Spoiler içerir . Bu öyküler başlıca : •Hastamız olan Paul; tez danışmanı olan Profesör Claude Muller ile olan yazışmalarını okumasını isteyerek karşısındaki insanın kendisine önem verdiğini duymak istiyor . •Hastamız olan Charles; arkadaşının intihar etmesi üzerine hayatını sorguluyor ve hiçbir şeyin gerçek olmadığına, kendi gerçekliğimizi kendimizin yarattığını düşünüyor ve tüm konuşmalarının sonunda bu gerçeklik algısı değişiyor . •Hastamız olan Natasha; eski sevgilisi olan Sergey’i bir müzede tekrardan hatırlayarak terapistimizin yanına geliyor . Gerçek hayatın tam o anda içerisinde yaşadığını fark ediyor. •Hastamız olan Alvin Cross; kardeşi Jason’un abisini arayıp akciğer kanseri olduğunu ve röntgenlerime bakabilir misin diye sorması üzerine ,kardeşinin son evrede ve yapılabilecek bir şey olmadığını fark etmesiyle kendi mesleğini artık yapmak istememesini anlatıyor . •Hastamız olan Rick Evans; eşinin ölümü üzerine huzurevine yerleşerek hayatının spontane bir hale gelmesinden yakınıyor , aslında yakınmasının temel nedeni eşini kaybettiği için kendisinin de ölüm gerçekliği ile yüz yüze kalması. •Hastamız olan Hemşire Justine Casey; eşinden ayrılması, oğlunun uyuşturucu bağımlısı olması üzerine terapistimizin yanına geliyor . Kendisinin kötü bir anne ve kötü bir hemşire olduğunu düşünüyor fakat tüm konuşmalardan sonra kendisinin iyi yanlarıyla tanışarak bu algısını değiştiriyor. •Hastamız olan Sally; yazar olmak istiyor , 18 yaşında yazdığı öykü ile ödül bile alıyor fakat hiçbir zaman kendisinden tatmin olmayarak yazdığı şeylerin hiçbirini paylaşmıyor . 42 yıl boyunca yazıyor ve tüm yazdıklarını saklıyor. Yazma dürtüsünü kaybettiği zaman terapistimizin yanına geliyor ve tüm konuşmaların sonunda yazar
İnceleme
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
9/10
·129 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:29
Aylin Balboa’nın bu kitabını okurken, aslında dışarıdan bakınca eski usul mektuplaşmalardan ibaret gibi görünse de, derinlerde bambaşka bir yolculuk olduğunu fark ettim. Bu kitap, bir kadının kendi yalnızlığıyla barışma, 'ben' dediği o daracık hapishaneden çıkıp özgürlüğüne kavuşma hikâyesi aslında. Yani o mektupların asıl amacı, Osman’ın onları okuması ya da ona ulaşması değil; aslında Osman’ı bir vesile olarak kullanıp, ilişkide yarım kalan ne varsa dışarı dökmek ve o yüklerden arınmak. Kısacası; birine veda etmekten ziyade, kendi içindeki o iyileşme sürecini başlatmanın ve kendine yeniden dönmenin hikâyesi bu. Yine de Osman’la olan yüzleşmelerini ve ayrılık sebeplerini merak etmedim değil; acaba gerçekten yüzleşseler nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyorum.
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 76. kitabı
Merhaba, seriye bu kitapla veda etmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Sanırım bir süre üzerimdeki bu etkisi devam edecek. Kesinlikle söylemeliyim ki serinin açık ara favori kitabı buydu bana göre. O her şeyin yerli yerine oturduğu an, Logan ile beraber yaşadığım aydınlanma hissi müthiş bi şeydi. Dördüncü kitabın sonunda çok sinirlenmiştim. Logan'a "Senin onlardan ne farkın kaldı?" diye sormuştum. Neyse ki Logan işinde olduğu gibi duygusal anlamda da zeki bir adammış. Hatasını erkenden fark etmesi ve kitap hatta seri boyunca yaptığı ince davranışlar beni seriye bir tık daha bağladı. Lana... Gerçekten hak ettiğin sonu yaşadığın için o kadar mutluyum ki sana anlatamam. Lana'nın intikam macerasına ortak olmak çok keyifliydi. Ve bu macera tam da olması gerektiği gibi sonlandı. Ve her kitapta olduğu gibi yan karakterlere daha çok alıştım, daha çok bağlandım.Jake, Hadley ve Leonard sizi çok seviyorum :')) Kitabın benim nezdimde artı puan almasının bir sebebi de sonunda en değersiz görünen, hatta sadece ismi kısa bir anlığına geçmiş olan karakterlerin bile sonunu okumamızdı. Yine de okuyacak olanları uyarmalıyım ki kitapta/seride sizi tetikleyebilecek unsurlar bolca yer alıyor. Bunu sadece cinsellik olarak algılamayın gerçekten çok iğrenç şeyler dönüyor. O yüzden hassas iseniz ve henüz reşit değilseniz lütfen okumayın.
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026214 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:07
Hizmetçi Serisine Kısa Bir Veda: Hizmetçinin Düğünü Freida McFadden’ın Hizmetçi serisini bitirip o gazla hemen Hizmetçinin Düğünü’ne geçtim! Bilmeyenler için bu kitap, aslında üç kitaplık serinin arkasından gelen minik bir ek hikâye. İkinci ve üçüncü kitap arasında neredeyse 10 yıllık bir zaman atlaması var biliyorsunuz; üçüncü kitapta karakterleri direkt çoluk çocuğa karışmış buluyoruz ama o evlilik sürecini hiç göremiyoruz. İşte yazar, okurların yoğun ısrarına dayanamayıp bu boşluğu doldurmak için bu ara kitabı yazmış. Kitabın kısa olduğunu biliyordum ama dürüst olayım, bu kadarını da beklemiyordum! Yüz sayfa bile değil. Üstelik adı "Hizmetçinin Düğünü" ama koskoca düğünü geçtim, sadece düğün gününün birkaç saatlik bir dilimini okuyoruz. Kitap bittiğinde istemsizce bir "Eee, bu kadar mıydı yani?" hissi kalıyor insanda. Yazarın sırf okurları kırmamak, "Alın hadi, bu da benden size hediye" demek için yazdığı çok belli. Açıkçası ben biraz daha derinlik, karakterlerle daha fazla vakit geçireceğimiz yeni olay örgüleri ve daha dolu bir hikâye beklerdim. Ama yine de çok sevdiğim bir seriye tatlı bir veda etmek açısından keyifli bir çerezlik oldu, yalan yok. Minik Bir Film Arası: Bu arada serinin ilk kitabının film uyarlamasını izlediniz mi? Bence genel olarak başarılıydı ama Enzo karakterinin rolü kitaptakinden bile daha azdı. Muhtemelen devam filmleri gelirse orada hakkını verirler diye umuyorum. Bu benim Freida McFadden’dan okuduğum ilk seriydi, hemen arkasından İş Arkadaşı’nı da bitirdim. Yazarın diline, o inanılmaz akıcılığına gerçekten bayılıyorum. Kitapları elinize bir alıyorsunuz, sayfalar su gibi akıp gidiyor! Siz seriyi bitirdiniz mi?
Hizmetçinin DüğünüFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,820 okunma