Puan vermedi·120 syf.··
2026 26. kitabı
Bazı yazarlarla ilk sayfadan itibaren güçlü bir bağ kurarsınız, bazılarıyla ise ne kadar denerseniz deneyin o bağ bir türlü oluşmaz. Sait Faik benim için ikinci grupta kaldı. Daha önce okuduğum kitabında da benzer hisler yaşamıştım. Edebiyatımızın önemli isimlerinden biri olduğunu kabul etmekle birlikte, galiba kalemi bana hitap etmiyor. Okurken hikayelerle aramda bir mesafe olduğunu hissettim ve karakterlerin dünyasına tam olarak giremedim. Bu kitabı bitirdiğimde bir kez daha anladım ki her yazar her okura hitap etmek zorunda değil. Bazen çok sevilen, klasikleşmiş eserlerle bile güçlü bir bağ kuramayabiliyoruz. Benim için Sait Faik de sanırım böyle bir yazar oldu. Her kitap bizi etkilemek zorunda değil; Nasıl ki herkesle arkadaş olamıyorsak, her kalemle de yakınlık kuramıyabiliriz. Bazen neyi sevmediğimizi anlamak da en az sevdiklerimizi keşfetmek kadar değerli. Yine de farklı bir anlatım tarzı tanımak ve kendi okur zevkimi biraz daha keşfetmek açısından güzel bir deneyimdi. Bu kitapla birlikte sanırım Sait Faik'e bir süre veda ediyorum. Belki başka bir zamanda, başka bir yaşta yeniden karşılaşırız. Kitabın Konusu : Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık'ın son dönem eserlerinden biridir ve birbirinden bağımsız öykülerden oluşur. Kitapta yalnızlık, yabancılaşma, insan ilişkileri, doğa sevgisi ve şehir yaşamı gibi temalar ön plana çıkar. Yazar, günlük hayatın içinden insanları ve olayları kendine özgü, şiirsel bir dille anlatırken okuru karakterlerin iç dünyalarına yaklaştırır. Gerçekle hayalin zaman zaman iç içe geçtiği öyküler, insan ruhunun farklı yönlerini keşfetmeye davet eder.
1000Kitap
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · The Kitap Yayınları · 202513,4bin okunma
Vaveyla Serisi
7/10
·624 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:05
𝗛𝗲𝗿 ş𝗲𝘆 𝗯𝗶𝗿 ö𝗹ü𝗺𝗹𝗲 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗺ış𝘁ı, ö𝗹ü𝗺ü 𝗻𝗲𝗳𝗿𝗲𝘁 𝘁𝗮𝗸𝗶𝗽 𝗲𝘁𝗺𝗶ş, 𝗻𝗲𝗳𝗿𝗲𝘁 𝗯ü𝘆ü𝘆𝗲𝗿𝗲𝗸 𝗶𝗻𝘁𝗶𝗸𝗮𝗺ı 𝘃𝗮𝗿 𝗲𝘁𝗺𝗶ş𝘁𝗶 𝘃𝗲 𝘀𝗼𝗻𝘂𝗻𝗱𝗮 𝗮ş𝗸, 𝗵𝗲𝗿 ş𝗲𝘆𝗶 𝗮𝗹𝗮ş𝗮ğı 𝗲𝘁𝗺𝗶ş𝘁𝗶. ━━━━━━━ Dördüncü ve final kitabını bitirdim. Sıcağı sıcağına inceleme yazmaya karar verdim. Aslında bu yazı biraz da tüm serinin genel bir değerlendirmesi gibi olacak. Öncelikle daha önce de söylediğim gibi, oldukça karamsar, karanlık ve melankolik bir hikâyeydi. Kitap bir ölümle başlıyor; karakterler intikam adı altında bir araya geliyor ve süreç boyunca yapmadıkları şey kalmıyor. Bu seriyi bitirmekte neden bu kadar ısrarcı olduğumu ben de tam olarak bilmiyorum. Sanırım bu yıl en çok okuduğum yazarlardan biri Binnur Nîgiz olacak. Başlangıçta sadece "İçinde Bir Sen" kitabını bitirmeyi düşünüyordum fakat o seri tamamlanmadığı için bu seriyle devam etme kararı aldım. Daha önce okuduğum ve yarım bıraktığım bir seriydi. Zaman geçtikçe insan da değişiyor. Eskiden bana pek hitap etmeyen bu yazım dilini, betimlemeleri ve karakterlerin zihin dünyalarına bu denli sızmayı sevdiğimi fark ettim. Tabii bu her bölüm için geçerli değil; bazı yerlerde gerçekten katlanmakta zorlandığım, fazlasıyla uzun ve yorucu betimlemeler vardı. Şimdi gelelim kitaptaki bazı olaylar hakkındaki düşüncelerime. Katil ve yardımcısı konusunda Ogün ve İrem'den şüphelenmiştim fakat tahminlerimden sadece biri doğru çıktı. Ceyda'nın işin içinde olmasını ise hiç beklemiyordum. Lavin'in Ceyda'yı öldürmesini anlamadım ve sanırım hiçbir zaman anlayamayacağım. Çünkü kitap boyunca en sevmediğim şeylerden biri, karakterlerin yaptıkları her şeyi "Bizim acımız var, Kardelen böyle olmasını isterdi." düşüncesiyle meşrulaştırmaları ve birbirlerini bununla avutmalarıydı. Buna rağmen karakterlerin gösterdiği değişimi sevdim. Yazarın bu gelişimi okuyucuya yansıtma konusunda başarılı
1000Kitap
Vaveyla 4 - Şira EşiğiBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2025127 okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
2026 485. kitabı
Burçak Çerezcioğlu’nun Mavi Saçlı Kız adlı eseri, henüz 16 yaşındayken yakalandığı lösemi ile mücadele eden genç bir kızın, tedavi süreci boyunca tuttuğu gerçek günlüklerden oluşmaktadır. Kitap, ölümcül bir hastalığın gölgesinde, yaşama arzusu, hayaller, korkular ve günlük hayatın küçük detayları üzerine kuruludur. Burçak, hastalığın ağırlığına rağmen kalemini mizah ve umutla birleştirerek, okuru kendi iç dünyasına ve hastane odasındaki gerçekliğine ortak eder. Eser, genç bir insanın erken veda etmek zorunda kaldığı hayata karşı sergilediği olgun duruşun ve saf bir yaşama tutunma çabasının en yalın, en hüzünlü ve en etkileyici belgelerinden biridir.
Mavi Saçlı KızBurçak Çerezcioğlu · Yapı Kredi Yayınları · 201613,7bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 12. kitabı
Merhabalar kitap dostlarım When in Rome serisinin ikinci kitabı ( tek başına da okunabilir) ile karşınızdayım bu kitap tam anlamıyla içinizi ısıtan, yüzünüzde sürekli bir gülümseme bırakan bir romantik komedi. Özellikle Annie'nin utangaçlığı ve kendini sürekli geri planda tutması çok gerçekçi hissettiriyor. Onun adım adım özgüven kazanışını okumak oldukça keyifliydi. Will karakteri ise romantik kitap sevenlerin kolayca kalbini çalabilecek türden. Sert ve korumacı görünümünün altında oldukça düşünceli ve sevecen biri var. Annie ile arasındaki çekim doğal ilerliyor; ilişki aceleye getirilmeden, tatlı ve eğlenceli anlarla gelişiyor. Kitapta büyük dramalar yerine karakterlerin duygusal gelişimine ve romantizme odaklanılması hoşuma gitti. Küçük kasaba atmosferi, sıcak aile ilişkileri ve mizah da hikâyeyi daha samimi hale getiriyor. Eğer size tatlı, eğlenceli, romantik ve "iyi hissettiren" kitaplar hitap ediyorsa, bu kitap tam size göre .. Bitirdiğinizde karakterlere veda etmek istemeyeceğiniz türden, sıcacık bir hikâye _____Konusuna gelince; Hikâye küçük bir kasabada yaşayan Annie Walker'ın etrafında şekilleniyor. Annie herkes tarafından sevilen, nazik ve güvenilir biri olsa da konu flört etmeye geldiğinde kendine pek güvenemiyor. Hayatının büyük bölümünü başkalarının ihtiyaçlarını düşünerek geçirmiş ve kendi mutluluğunu hep ikinci plana atmış biri. Kasabaya geri dönen koruma görevlisi Will Griffin ise Annie'nin tam zıttı. Kendinden emin, karizmatik ve insan ilişkilerinde oldukça rahat. Annie, hoşlandığı adama açılabilmek için Will'den flört dersleri almaya karar veriyor. Başlangıçta bu sadece eğlenceli bir anlaşma gibi görünse de birlikte geçirdikleri zaman arttıkça ikisinin arasında beklenmedik duygular gelişmeye başlıyor. Annie zamanla kendi değerini fark etmeyi,
Aşkın PratiğiSarah Adams · Go Kitap · 202557 okunma
Martin’e Veda - Son
1/10
·517 syf.··
2026 15. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:22
Son zamanlarda popüler kültür haline gelen, sosyal medyalarda sıkça paylaşılan kitap Martin Eden gerçekten de bu kadar popüler kültür haline gelmeyi hak ediyor mu diyecek olursak eğer, bence hayır. Kitabı okuduktan sonra abartılı bir övgü içerisinde olduğu düşündüm. ( Martin günün modasıydı…. sayfa:437) Karakterlere gelecek olursak eğer; Baş karakterlerimizden Ruth Morse, kitabı okuma süresi boyunca sevmediğim bir karakterdi. Ruth’un kendini sınıfsal bir aile olarak gören ebeveynlerinden kaptığı en büyük özellik insanları olduğu gibi sevememek çünkü oldurmak istediklerini sevmek gibi bir huyları var. Kitap boyunca Ruth’un Martin’i gerçekten sevdiğine pek inanmadım, Martin Ruth için daha çok şekillendirmekten hoşlandığı bir oyuncaktı bence. Ruth’un Martin’in hayatına artıları olduğu kadar eksileride oldu bu kesin. Bir insanı seviyorsak, aşık oluyorsak bence onda kendimize çekici ve farklı gelen bir özelliği olduğu için severiz. Oldurmak istediğimiz bir özelliği için değil. Bana göre bu davranış yanlış geliyor. Ana karakterimiz Martin Eden. Bence hayatta bir arayış içerisindeydi, ne olmak istediğini bilmeyen, ne yapacağına karar veremeyen bir karakterdi. Genel anlamda gerçek hayatta da hepimiz böyle değil miyizdir? Ne yapmak istediğimizle ne yapmak istemediğimizi ayırt etmekle çaba gösterdiğimiz bir hayat. Martin’in hayatta belki de en büyük hatası Ruthla tanışmaktı. Sevildiğini sanmış olmak herkesi yıkar en nihayetinde. Martin’i sevdiğini sandığı kadının aile sınıfına yükselmek için gösterdiği çaba yok etti denebilir. Ruth’la tanışmadan önce hikaye, şiir, kitap yazabilir miydi orası şüpheli çünkü denizci Martin’in hayatına edebiyatı Ruth getirdi. Belki de Ruthla yolları hiç kesişmeseydi Martin hâlâ bir denizciydi. Kitabın sonlarına doğru gelecek olursak ise
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 470. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm, çağdaş Bulgar edebiyatının usta kalemi Georgi Gospodinov'un, babasının gidişinin ardından tuttuğu o derin ve sessiz yasın edebi bir vesikası. Yazar, bir zamanlar toprağa can veren, bitkileri budayan ve doğanın döngüsünü sabırla izleyen bir bahçıvanın, yani babasının ölümünü, yine o bahçıvanın bilgeliğiyle anlamlandırmaya çalışıyor. Ölüm burada aniden patlayan bir trajedi değil, sonbaharın gelmesi gibi kaçınılmaz, toprağa dönmek kadar organik bir süreç olarak işleniyor. Gospodinov, kayıp karşısında yükselen o tanıdık varoluşsal sancıyı ve melankoliyi hırçın bir feryatla değil; hafızanın koridorlarında gezinerek, geride kalan anıların kokusunu içine çekerek ve kelimelerle bir nevi teselli bahçesi inşa ederek dindiriyor. Sadece bir babaya veda etmekle kalmıyor, aynı zamanda toprağa bağlı yaşayan o eski kuşağın sessiz gidişine ve onlarla birlikte silinen bir dünyanın hafızasına da ağıt yakıyor. Kök salmak, solmak, eksilmek ve her şeye rağmen hatırlamak üzerine yazılmış; sadeliğiyle kalbi sızlatan, derinliğiyle uzun süre zihni terk etmeyen, son derece şahsi ve lirik bir başyapıt.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Reklam
Reklam