Çocuklukta taciz, travma veya aşırı ihmal edilmişliğin neden olumsuz sonuçlar yarattığını anlamak sezgisel olarak kolaydır. Peki ama neden tacize veya travmaya uğramamış bir sürü insanda stresle bağlantılı hastalıklar görülüyor? Bu insanlar negatif bir olayla karşı karşıya kaldıkları için değil, pozitif bir şeyden mahrum edildikleri için acı çekiyor.
Herkesin gözyaşını ben dökemezdim, kendime bakmak zorundaydım… Kendinize bakmanız gerektiğini anlamanız çok önemli, zira kendinize bakmadan kimseye bakamıyorsunuz.
Deneyimler mizacı değiştirebilir. İyimserlik ve umut-çaresizlik ve umutsuzluk gibi öğrenilebilir. Her ikisinin de temelinde, psikologların özverimlilik dediği görüş, yani kişinin hayatındaki olaylarla baş edebileceğine ve zorluklara göğüs gerebileceğine duyduğu inanç vardır. Bir konuda yeterlilik geliştirmek, kişisel etkililik duygusunu kuvvetlendirir, kişiyi riske girmeye ve kendini daha fazla zorlayacak durumları aramaya heveslendirir.
Thomas Gilovich ve Victoria Medvec hayatımızın sonuna doğru öne çıkan ve bizde daha güçlü bir yeis duygusu yaratan şeyin, harekete geçmemekten ötürü duyduğumuz pişmanlık olduğunu buldular. Bunun sebebi belki de, yaptığımız bir şeyden pişmanlık duyduğumuzda, işleri düzeltmemizin yine de mümkün olmasıdır.