Düşsen kendini bağışlardın. Oysa sen düşmemek için alemden sakınarak, yarım yamalak yaşadığın her gün için, yavaş yavaş düşman oldun kendine. Bak, kendinle dargın kaldın.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir hayalin peşinden koşamadım, kaybedecek çok şeyim varmış gibi sakındım hep kendimi. Zarları sallayıp pervasızca atamadım, gönlümü çelen riskleri alamadım, bir an olsun hafifleyip uçuşamadım. Ortalamanın emniyetli kollarında, dengemi yitirmeden mehter adımlarıyla yürüyeceğim derken, rüzgardan, fırtınadan, deniz yıldızlarıyla süslü dalgalardan ve evvela hasar görsem de sonunda kıyısına vuracağım o sıcacık limanlardan mahrum kaldım. Hayat bir oyun gibiydi. Bekledim ki oyuna girmem için beni çağırsın biri. Çağırmadılar. Ama yine de beklemeye devam ettim. Bekledim, bekledim, uzun uzun bekledim. Derken, birlikte oynamak istediğim herkes bir bir gitti. Bu saatten sonra kim çağıracak artık beni?
Oyun neredeyse bitiyor fakat ben oynamayı hala edemiyorum. Şimdi bir de kalkmış, tatile çık diyorlar utanmadan. Ben oyundan yorulmadım ki, yorgunluğum oynamamaktan.
Öyle ya, batmaktan korkmayan şilepler, uçmaktan korkmayan uçaklar, düşmekten korkmayan insanlar hep alıp başlarını bir hayale doğru gitti. Kalanların payınaysa, yalandan bir emniyet ve bolca ukde düşüyor şimdi.
Fakat o zamanlar öyleydi, aslında en iyi ben biliyorum. Aşklar, uzun, ağrılı ve gizliydi. Melodramlar gerçekti. Kederli ve mahcup çocuklardık biz. Kalbimi pire değildi. O zamanlar öyleydi.
Geçmişi acıklı kılan, bir daha dönmemek üzere gittiğini bilmek.
...
Beni asıl üzen, şimdi. Şimdinin o ele avuca sığmaz, çapkın, uçucu hercailiği. İçinden geçtiği anı, elini uzatsa dokunacağını sandığı en yakınındaki zaman parçasını katiyen tutamıyor insan; işte bundan daha hüzünlü bir şey yok. Soluğumu içine bıraktığım her an, onu idrakimle birlikte eskiyip hızla maziye gömülüyor. Şimdinin imkansızlığı, beni asıl bu üzüyor.
Ömrüm, ustaca söylenmiş bir yalan gibi, sahibini bile kendine inandırmadan, hızla akıp bitiyor. Ondan geriye ne kaldı bilmiyorum. Bende geriye kalansa, kaçmış fırsatların pişmanlığı, her biri çoktan limandan kalkmış gemiler. Peşine düşecek kimse de kalmadı, varacakları yerlere çoktan vardı gidenler.