Konuyla ilgili çooook araştırma yapmıştım ama kitabı okumak şimdiye kısmetmiş. Terapistimin önerisi olunca hemen alıp okudum.
Kaçıngan, kaygılı güvenli bağlanma stillerinden bahsetmekle kalmıyo. Mesela “Çiftlerden biri kaçıngan diğeri kaygılı, bunların ilişkisi nasıl olur?” sorusunun cevabını örneklerle veriyo. Güvenli bağlananlardan da bahsediyo tabii, hepimizin ihtiyacı olan :)
İnteraktif bi kitap, doldurmanız gereken yerler var. Bazen bir olayı anlatıyo ve diyo ki “Bu tepki güvenli mi güvensiz mi?” ya da sana geçmiş ilişkilerinle ilgili sorular soruyo. Ben kaçıngan olduğumu biliyodum zaten. Ama kitapta öyle cümleler var ki “Ee bu benim şu zaman şu kişiye kurduğum cümlenin aynısı” diye altını bastıra bastıra çizip, yanına yıldızlar koyduğum… İşin garip yanı şu, testte bağlanma şeklim güvenli çıkıyo. Teori ve pratik ayrımı diyebilirim, başka bir açıklamam yok :)
Kısaca, bu kitabı okuduktan sonra kendinle ilgili çok değerli bir şeyi öğreneceksin; bağlanma stilini. Onu düzeltmek için -tabii gerekliyse- harika ipuçları da veriyor!
Terapistimin önerisi üzerine İstanbul’da başladığım kitabı, yine terapistimin “İzin alıp minik bi tatil mi yapsanız acaba?” önerisi üzerine bindiğim Doğu Ekspresi’nde bitirdim
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu ile başlayan Şermin Yaşar'la tanışıklığım "Tarihi Hoşça Kal Lokantası" ile devam ediyor. Bir hikaye kitabı ama sanki her bir hikaye kendi içinde yoğun bir roman gibi alıp götürüyor. Upuzun bir yolculuğa çıktın sanıyorsun ama bi bakıyorsun sadece 5 dakika sürmüş. Yalın, sürükleyici ve biraz da sarkastik bir dili olduğu için bu kitabına da bayıldım Şermin hanımın.
Okurken güldüğüm, tarafımdan unutulmaması için de altını çizerken düşündüğüm birçok alıntı oldu. Tekrar tekrar okuduğum, beni en çok güldürürken düşündüren alıntı "Bu Son Yağmurları" adlı hikayeden "Bazen düşünüyorum da şunlara aşık olacağıma Pavlov'a köpek olsam daha kolay öğrenirdim kime yaklaşmam kime yaklaşmamam gerektiğini. Öğrenemedim."
Kitaba ismini veren "Tarihi Hoşça Kal Lokantası" adlı hikayeyi okurken sanki bir film sahnesi izliyormuş gibi oldum ve o sahnede oynayan oyunculardan biri benmişim gibi; beni biraz üzdü ve bana adeta o çaresizlikten gelen yalnızlığı ve boş vermişliği hissettirdi.
Okurken yaşatan bir kitap, daha nicelerine...