"İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür." sözüyle özdeşleşen kitap. Uzun zamandır okumak istiyor fakat vakit bulamıyordum. Kitaptaki ana karakterin kim olduğuyla ilgili bir çelişkiye de düşürüyor bizi. Okurken başınızı ağrıtıyor ve bundan bile korkutuyor sizi. Zweig'ın intihar etmeden önce bitirdiği bu kitabında Hitler'in Avusturya'yı işgali ve uygulanan bazı işkence yöntemleri de işlenmiş. Oldukça güzel bir uzun öykü.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma
Esasen uzun bir inceleme hak ediyor kitap. Fakat kısaca Bukowski'nin kendi çocukluğunu anlattığı, ezilip küçüldüğü, sürüklendiği ve kendisini daha iyi anlamamızı sağlayacak güzel bir roman.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Musa adlı bir metin yazarının bir ajansa işe girerek burada bir kadına aşık olup gerçeklerden kopup gitmesi anlatılmaktadır. Gerçeklerle yüzleşmekten korkan, hatta bu sebeple etrafında gelişen en absürt olayların bile nedenlerini sorgulamayan, kendisine söylense bile inanmayan biridir Musa. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü ve gelişen tüm olayların onunla ilgisi olduğunu düşünen Musa, romanın sonunda istemese de gerçeklerle yüzleşmekten kaçamamıştır.
Bir insan nasıl değişir? Kitabı okurken bunu yavaş yavaş görüyorsunuz ve elinizden bir şey gelmiyor. Okurken rahatsız olduğum nadir kitaplardan biriydi. Çünkü karakterdeki kötü gidişatı fark ederken bir yandan da hayata tutunma ve yaşama çabasını görüyordum. Nefret edilmesi gereken biri mi yoksa her şeye rağmen sevilebilir mi gibi bir iç çatışmaya düşürüyordu beni. Sabahattin Ali'nin tarafsız dili sayesinde tüm karakterler açıkça gözler önüne serilmiş.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
Kötü karakter sayısının minimumda tutulduğu bir kitap. Karakterin sokakta yürürken çarptığı insan bile aforizmalarla dikkatli olun diyor. Bahadır cüneytin Kuş Lokumu Blogunda paylaştıklarından booolca kitapta da mevcut. Ama öyle güzel yerlere oturtulmuş ki aa bu öyle bi cümle sanırım denilemiyor.