Kakaolu pastayı sevmediğin için yemek istemediğinde yanlış anlaşılmıyor ve kötü karşılanmıyorsun, peki o an istemediğin bir şeyi yapıyor olmaktan bahsettiğinde neden bir ucube gibi muamele görüyorsun?
Boşluğa parmağımla dokunduğum bir gün, çaresizliğimi hissedip mahkeme kurdum. Aklımı yargıladım ve tüm bunların suçlusu oydu. Önce şehirler inşa ettim. Sonra o şehirlere meydanlar. En son olarak da o meydanlardan birinde astım aklımı.
Bilmiyorum ama tek düşüncem “zamanın” aslında bilindiği gibi ileri doğru işlemediğidir. Zaman denen bu kavram aslında, ‘geri sayım’ olarak kavrandığında bence daha anlamlı bir hale geliyor.