loriana

loriana
@versacrum
•Yazılar şahsıma aittir.
elka.
elka.
asıl hesabım.
Yazar
72 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı

loriana

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Emil Michel Cioran
8.6/10 · 2.088 okunma
Reklam
loriana tekrar paylaştı.
13 Aralık Salı 2022 22.44, tamahkar kucaklaşmalar üzerine. (devamlı)
Bu yılın son demlerindeyiz artık. Kiraz ağaçları çiçek açmayacak. Gözyaşları pınarlarda durmayacak. Kurşuni bir aralık gecesi son bulacak içimdeki bu hezimet. Sonbahardan arda kalan yapraklar yama olacak kalbimin sızısına. Anneler ağlamayacak daha fazla. Sarmalanmak isteyen bedenler tuvale yumuşakça dokunan fırçaların ucunda kavuşacak o tamahkar kucaklaşmalara. İnsanın ruhu renk renk dökülecek paletin en keskin çizgisine doğru. Bu habis yakarışlar içinde kaburgaların arasına dizilecek köprüler kalbimiz ardınca. Tüm bunlar olurken, sokaklar susmayacak. Sokak lambaları ışıyacak boylu boyunca, uçaklar gökyüzünde iz bırakacak yaramaz çocuklar misali. Kaldırım kenarları çiçek açmayı bırakacak, karlar altında sonsuz uykuya dalacak mezardaki tüm fani bedenler gibi. Üşürlerse üzerlerini örterim. Ağaçlar üryan, kimsesiz soyunacak acımasız kışın kollarına. Kuşlar pencere pervazında ninniler söyleyecek gecenin en ücra vaktinde. Ve ben yine aşkı çağıracağım başucuma. Her saat, her gün, her ay, nefesimin tükenip eksilmeye yakın güç bela yettiği her sene olduğu gibi o aralık gecesi de aşkın adını haykıracağım kucağımda sepet dolusu umutlarla...
Saklambaç ve yere yakın salıncaklar üzerine.
Kitabından ortasından başladı kelimeleri sobelemeye. Yüklemlere gizlenmiş bir anlaşılma çabasıydı cümlelerin sarf ettiği. Birbirine sıkı sıkıya tutunan her kelime parkta yalnız başına kumdan kale yapan çocuklar gibiydi. Kaydıraklar daha kısa, salıncaklar yere daha yakındı saklambaç yarım kaldığında. Elma dersem çık, armut dersem çıkma kadardı hayat. Yaramaz bir çocuğun saklandığı yerden sobelenmeden çıkmasındaydı anlatılmak istenen. Anlaşılmak istenen çoktan başka salıncaklarda gökyüzüne kucak açmıştı bile. Yerden daha yüksek fakat en az ağlayan bir çocuğun hüznü kadar alçaktı.
Hayat
Pamuk şekerler ve çalınan bulutlar üzerine.
Pamuk şekerciler bulutlardan çalmış bugün biraz, biraz da biçarelerin mutluluğundan. Ondan mıdır bilmem, küçük bir çocuğun yürümeyi öğrendiğinde çehresinde parıldayan gözlerle pamuk şeker satan amcalara koşması.. Avuçlarında eriyip giden o yalnızlık mıdır? Toz pembe bulutlar ellerinin arasından yeşil çimenlere dökülür pare pare, aşıklar birbirine hep böyle eksilerek mi kavuşur ? Hep böyle güleç midir küçüğüm senin yüzün? Ya niçin tebessüm etmez pamuk şeker satan amcalar? Hayat hep böyle masmavi miydi? Yoksa sen gül diye mi pembeydi bulutlar bugün?
İnsan ve Hayat