elka.

elka.
@ladouleurexuite
ah elektra, zaman sana hep iyi davranıyor.
Uniwersytet Lodzki, Political Science and International Relations BA
195 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
@ladouleurexuite·
·
sabitlendi
Yazmak üzerine.
Ne zaman yazmaya yeltensem ya pazar yerinde annesini kaybetmiş çocuklar gibi ürkek ve biçare kalıyor, ya da huzurevine terk edilmiş mazlum bir ihtiyar kadar yalnız.. Günlük hayatın koşuşturmacasında o kadar acımasızca savruluyor ve sürükleniyoruz ki oradan oraya; ruhumuzun gıdasını son kullanma tarihi geçmeden kullanamaz oluyoruz.
Felsefe-Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanlar kendileri yaşıyor, ama başka canlıların, özellikle de onlara bağımlı olmadan yaşamak isteyen ve buna hakları olanların yaşamalarını istemiyorlardı.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Flu düşünceler üzerine.
Sardunyalar ve biçare dökülen yapraklar. Sarı pikeleri gökyüzüne saldım. Menekşe teyze artık cama çıkmıyor. Sahi, nedir bu gökyüzünün kasvetli varoluş sancısı? Bırak düşsün insanlar yeryüzüne. Kanatsız uçmak sandığının aksine can acıtmaz. Nasılsa güneş, açmanın yolunu daima bulur.
"Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberdar olmayan bütün gerizekalılar gibi."
Peter Wessel'den ölüm, hiçlik ve hayatın anlamı üzerine.
Tüm bunların anlamı ne? Her şey hiçliğe akıyor. Öyle bir gün gelecek ki, beni hatırlamış olanlar bile hatırlanmayacak. Her şey hiçliğe akıyor. Akılalmaz bir hiçlikten geliyoruz, bir süreliğine buradayız sadece. Aynı derecede akılalmaz görünen bir şeyin içerisindeyiz. Ve sonra tekrar akılalmazlıkta kaybolacağız. Tekrar bir hiç olacağız. Her yeni nesil şu soruyu sorar: "Hayatın anlamı ne?" Oysa şunu öğrenmek istemek çok daha verimli olacaktır: "İnsanlık neden yaşamın bir anlamı olmasına ihtiyaç duyar?" Aslına bakılırsa, hepimiz metafizik veya dini bir yenilginin tohumlarını içimizde taşıyoruz. Dürüst bir şekilde bu soruyu soran ve bir inanca ya da gerçek olmasını arzuladığı bir düşe sığınmayan biri asla bir cevap alamayacaktır. Yönelmemiz gereken şey, şimdiki ve yakın gerçekliğimizdir. Ölüm, korkunç bir kışkırtmadır. Hemen hemen her yerde böyledir bu. Hem değerleri hem etik normları tartmak için bizlere güç verse de, etkili bir araç değildir. Ölüm, her şeyin en kesin ve her şeyin en imkansızıdır. İnsan, trajik bir hayvandır. Önemsizliği sebebiyle değil, aşırı donanımlı olduğu için. İnsanın öyle özlemleri ve ruhani talepleri vardır ki gerçeklik bunları gerçekleştiremez. Adil ve ahlaki bir dünya beklentimiz var. İnsan, anlamsız bir dünyada anlam talep eden bir varlıktır. Hayat görüşüm gereği, dünyaya çocuk getirmek istemedim. Dilenciye bir kuruş vermeden önce, o kuruşu verip vermeme işkencesini yaşayarak elinde bozukluğu çevirip durur insan. Oysa bir çocuğu gözünü bile kırpmadan kozmik çiğliğin içine atar. Yaşamın olanaksızlığı çözülemez, ancak sonlandırılabilir. Bu anlamsız dünya düzeninin üstesinden, son insan yok olana kadar sürekli olarak "ikinin bir olmasını" sağlayarak gelebiliriz. Issız bir gezegen, bedbahtlık değildir.