Sayısız hikâyeler anlattılar, yokluğa, varlığa dair birçok sözler söylediler ve gaflet içinde akıllarınca mana gevherini deldiler.
Kâinatın esrarına vakıf olmadıkları için evvela uzun uzun çene çaldılar, sonra uyuyup kaldılar.
Gönlüm senin gamından her gün bir kat daha zar olmakta
ve senin merhametsiz gönlün benden gittikçe bizar kalmaktadır.
Sen benden geçtin; fakat gamın benden geçmedi.
Doğrusu, gamın senden daha vefalıymış.
Eğer sevgilim olan aya imanın varsa bu çabuk geçişin bir kusur değil midir?
Gece yüzünü bana çevirdi ve böylece itizar etti:
"Bizim ne günahımız var; aşkın ucu bucağı yok ki."
Güzel yüzünü perilerin kıskandığı insan, seher vakti idi, geldi.
Gönlüme gözünü dikti.
Ta sabah oluncaya kadar o ağladı, ben ağladım.
Sordu:
Acaba ikimizden âşık olan hangimiziz?