nur

nur
pencereyi kapama, gök dolabilir içeri.
Nasıl da alışmışım Doğayı ve bazı insanları Özleye özleye Unutmaya.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam
Yorgunluğun bir ağ gibi üzerime gerildiği gecelerde Düşündüğüm ne çok şey vardı Neden boyunbağı takmadığımı düşünürdüm Bir sevgilim olmadığını sonra Hep kendimizden konuşacaktık belki Bana pop müziğinin inceliklerinden söz edecekti İnanmayacaktım...
Sayfa 13·Kitabı okudu
Yorgunum. Hasata duran ekinler gibi Erken büyümenin kapılarını zorluyorum
Sayfa 11·Kitabı okudu
Tunçtan bir bakireyim, duruyorum Midas'ın mezarında; aktıkça sular, çiçek açtıkça ulu ağaçlar ışıyıp durdukça güneş ve pırıl pırıl ay çağladıkça ırmaklar, deniz kabardıkça, durup nice gözyaşlarının mezarında diyeceğim hep gelip geçene: Burada yatıyor Midas.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Yatıyor tepede güzelim Adonis, ak kalçasında ak dişlerden bir yara, yas tutuyor Kypris sönüp giderken soluğu Adonis'in, damlarken kanı kar beyaz tenine, bulutlanıyor gözleri kaşlarının altında; bir gül uçuyor dudaklarından, ve ölüyor o gülle, Kypris'in hiç alamayacağı öpücük. Bir zevk Kypris için ölüsünü öpmek Adonis'in, ama anlamıyor ölü Adonis Kypris'in öptüğünü. Ağlıyorum Adonis için. Karşılık veriyor Aşk Tanrıları ağlayarak.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Reklam