"Namuslu değilim, ama ben tek başıma bir hiçim, kaçınılmaz olan sosyal kötülüğün küçük bir parçasıyım sadece. Namuslu olmamamın suçlusu ben değilim, zaman. İki yüz yıl sonra doğsaydım bambaşka biri olabilirdim."
Nedir insan, hep övülen bu yarı Tanrı? Güçlerinden, tam da en gerekli olduğu yerde yoksun kalmıyor mu? Sevinç içinde yükseldiği, acılarla yıkıldığı zaman, tam da uçsuz bucaksız sonsuzlukta kendini yitirmeyi özlediğinde, o vurdumduymaz ve soğuk bilince geri dönmüyor mu hep?