“Sizler okuduğunuz için suç işlersiniz, bizler okumadığımız için. Sizin bilginiz bizde, bizim görgümüz sizde olsaydı, gör bak neler olurdu o zaman."
Kahramanımızın evinde "yasaklı!" kitap bulundurmasından dolayı tutuklanmasından başlar hikaye. 1974 yılında kaleme alınmıştır. Belki o utanılası yılları gerçeklikle kaleme alan birçok eser olmasına karşı neden "Yaralısın"?
- Bence bunun en önemli sebebi eserin dili, kitabın tamamında bizlere "sen" dilinde sesleniyor. Bu kadar zor bir tekniğin tüm eser boyunca kullanılması müthiş bir başarı. Böylelikle bir anda işkence gören, ezilen, acı çeken, hapsedilen kahraman biz oluyoruz. Bu yüzden dayanılmaz bir acı çekiyoruz okurken. Eğer acı çeken kişinin acılarını yüklenmeseydik, eseri okumak çok zor olurdu.
Edebi dili ve anlatısı açısından, okunması ne kadar kolay bir eser olsa da içeriği ve size hissettirdikleri bakımından bir o kadar zor hatta dayanılması güç bir eser.
Bir diğer güzel tarafı eserde geriye dönüş tekniği (flashback) sıkça kullanılmış ve o kadar güzel kullanılmış ki, bu eseri çok daha güzelleştiriyor.
Kitabın ilginç bir tarafı da karakterlerin hepsinin isminin "Nuri" olması. Bu kadar acının içerisinde az da olsa tebessüm ettiriyor bu durum. Ayrıca siyasi mahkumların "adi" suçluların yattığı koğuşlara düşmesi halinde bile koğuş ağaları tarafından onlara hiyerarşi uygulanamıyor, onları ezmeye cesaret edemiyorlar. Bunun sebebi ise diğer koğuşlara haberi gitmesi halinde arkadaşlarının sahip çıkıp hak arayışına gideceğinin bilinmesi. Yani siyasi mahkumlar hapishanede bile, hak arayışı mücadelesine ara vermiyorlar.
İlginç Not:
Can Yayınları, Erdal Öz tarafından 1981 yılında kurulmuş. Bu bilgiyi bilmiyordum benim için sürpriz oldu. Şu anda yayınevi sahibi oğlu Can Öz 'imiş.