Yasemin

Puan vermedi·220 syf.·
2021 51. kitabı
Elif Şafak’ın okuduğum ikinci kitabı. Aslında önceden yazarımızın kitaplarına karşı biraz ön yargılıydım. On Dakika Otuz Sekiz Saniye romanını okuyup beğendikten sonra başka bir kitabına daha şans vermek istedim. Elime Sanma Ki Yalnızsın kitabı geçti. Kitap yazarımızın bazen kendi hayatını, bazen gündemde olan konuları, bazen yazarları, şairleri ele alarak içini döktüğü gazete ve dergilerde yayımlanmış birçok farklı konudaki kısa denemelerinden oluşuyor. Sevdin mi kitabı bilemiyorum ama yazarın kalemi akıcı olunca sıkıldığımı da söyleyemem. Zaten ince bir kitap. Kısa sürede bitiyor. Deneme severler bir şans verebilir.
Deneme, İnceleme
Sanma ki YalnızsınElif Şafak · Doğan Kitap · 20182,197 okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.·
2021 50. kitabı
“Deniz ekmek kapısı, deniz hayat, deniz sevgili, deniz zalim, deniz suskun, deniz sevecen, deniz öfkeli. Bazen acıdan öldürür balıkçıyı, bazen de verdikçe verir.” Zülfü Livaneli günümüz sorunlarını bir aile dramının üzerinden o kadar güzel işlemiş ki kendisine hayran kalmamak elde değil. Akıcı ve yalın dili, 140 sayfalık incecik bir kitap olmasıyla bir çırpıda okuyup bitirirken kitabın tadı damağınızda kalıyor, keşke daha uzun olsaydı diyorsunuz. Ege kıyılarında yaşayan balıkçı Mustafa ve karısı Mesude 7 yaşındaki oğulları Deniz’i denizde kaybetmiş, evlat acısıyla hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Mustafa’nın fırtınalı günden sonra balığa çıktığı bir sabah denizde iki göçmen ceseti ve baba yunus sayesinde yaşama tutunmaya çalışan bir bebek buluyor. Oğlunu alan denizin ona bir hediye verdiğini düşünen Mustafa cesetleri sahil güvenliğe söylese de bebeği saklıyor. Mesude ile ikisinin hayatları bu noktadan sonra değişiyor, onları zorlu mücadeleler bekliyor. Kitabımızın konusu genel olarak böyle. Herkes acısını farklı yaşar. Peki aynı acıya sahip insanlar? Acılarımız, kayıplarımız ya bizi birbirimize yaklaştırıyor ya bizi birbirimizden çok uzaklaştırıyor. Herkes inişli çıkışlı dönemler geçiriyor, sevdiklerimizle kavgalar kaçınılmaz oluyor. İnsan en çok en sevdiğini yaralıyor. Kitapta Mustafa’nın Mesude’yi kırdığı bir yer vardı. Mustafa’nın söylediğine ben bile kırıldım. Kurduğu cümlede tek kayıbı, acıyı kendi yaşamış gibi konuşmasını geçtim haksızdı. Haklı olan Mesude’ydi. Kadını görmüştü. Kadında kendini, bir zamanlar yaşadığın acıyı görmüştü. Kendisi bir evlat kaybetmişken başkasına yapamazdı. Böyle güçlü kadınları seviyorum. Güç demişken Zilha’dan bahsetmesem olmaz. Kitabın sonunda onun yaptığı şey hem güç hem cesaret gerektiren zor bir şeydi. Mesude ve
Edebiyat
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
Puan vermedi·516 syf.·
2021 48. kitabı
Orhan Pamuk’un okuduğum ikinci eseri olan bu kitap en güzel giriş cümlesi ile başlamasının yanı sıra okuduğum ilk eserine göre daha akıcı, sürükleyici bir dile sahipti. Yer yer sıkıldığım bazı yerlerinde fazla uzatıldığını düşündüğüm bu eser olacakları tahmin ederek izlediğimiz atlayarak izlesek hiçbir şey kaçırmayız dediğimiz bir Türk dizisi tadındaydı benim görüşüme göre. Zira okurken bazı bölümlerde bende atlayarak okursam hiçbir şey kaçırmam diye düşündüm. Kitabımız yakın zamanda Sibel ile nişanlanacak olan baş karakterimiz zengin çocuğu Kemal’in uzak ve yoksul akrabası Füsun ile karşılaşması aralarındaki aşkın (!) zamanla Kemal için hastalıklı bir takıntıya dönüşmesini anlatıyor. Spoiler Uyarısı Baş karakterimiz Kemal iki kişiyi aynı anda isteyecek kadar dengesiz, bencil ve korkak bir karakterdi. Nişanlısını aldatması, Füsun’a aşık olduğunu söyleyip Sibel’den ayrılmaması, ikisi ile de mutlu mesut yaşamak istemesini kitabın başından sonuna kadar kızarak ve sinir olarak okudum. Aldatma aldatmadır. Bunun aşk adı altında yapılmasının hiçbir hafifletici sebebi yoktur ki Kemal ve Fusün’un ilişkisine aşk diyebileceğimi hiç sanmıyorum. Fusün karakteri için ne söyleyebilirim hiç bilmiyorum ama ona da kızgınım. Aldatmak tek başına yapılan bir eylem değil. Nişanlısı olduğunu bildiği bir adamla dünyada erkek kalmamış gibi birlikte olmasını anlayamadım. Aslında kitap boyunca genel olarak yaptıklarını ve davranışlarını anlayamadım. Bu kitaba erkek karakterimizin gözünden baktığımız için biliyorum. Bu yüzden keşke Füsun’unda iç dünyasını görebileceğimiz en azından bir bölüm olsaydı dedim. Sibel karakteri eğer olanları öğrendikten sonra Kemal’den vazgeçseydi en sevdiğim karakter olacaktı. Yapmadı, bana göre terk etmeye çok geç kaldı. Yine de kitabın sonunda onun mutlu
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2021 46. kitabı
Uzun zamandır okumak istediğim, listemde olan bir kitaptı. Sonunda okuyabildim. Sevdim mi? Emin değilim. Konusu çok çok güzel ve ilgi çekiciydi. Yazarın anlatım dili başta biraz garip gelsede sayfalar ilerledikçe alışıp akıcı bir şekilde okudum. Zaten ince bir kitap, bir gün içinde bitirdim. Çok güzel mesajlar veriyor. Size bir şeyler katıyor. Ama ne bileyim. Bir şeyler eksik gibi geldi. Belki de çok satanlar listesinde sürekli gördüğüm ve yorumlarını okuduğum herkes beğendiği için beklentimi çok yüksek tutup hayal kırıklığına uğradım. Guy Montag bir itfaiyeciydi. Ama sizin bildiğiniz itfaiyecilerden değil. Onun işi söndürmek değil, yakmaktı. Neyi mi? En tehlikeli olarak görülen şeyi, kitapları. Bir gün yeni taşınan komşusu Clarisse’le ile tanıştı. Onunla konuşmaktan keyif alan Montag düşünmeye başlarken bir gece iş için gittikleri evde kitaplar uğruna yanmayı göze alan kadın ona kitapların değerini sorgulatacak tüm hayatı değişecekti.
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma