Dostoyevski’nin "Yeraltından Notlar" eserindeki o tekinsiz ve sarsıcı ruh halini bundan daha iyi özetleyen bir pasaj herhalde yoktur. Yeraltı Adamı’nın o bitmek bilmeyen iç hesaplaşmaları, topluma karşı duyduğu o derin öfke ve aynı zamanda içten içe hissettiği o çaresiz ait olma arzusu... Kendini hem herkesten üstün görüp hem de sefilliğin en dibine itme isteği, edebiyat tarihinin en dürüst ama bir o kadar da güvenilmez karakter çatışmalarından biridir. Yeraltı Adamı'nın bu kadar çelişkili dalgalanmalar yaşaması ve okumayı bir sığınak olarak görürken bile içindeki o "sefihlik" arzusunu bastıramaması, onun içsel çatışmasının ve derin yalnızlığının bir sonucudur.
Din vicdan meselesidir. Bir insanın dini tercihinden ötürü Türklük bağını göz ardı edip Türklüğü kuvvetsizleştirmek... Tamamen akıl tutulması geliyor. Benim soyum Gagavuz Türkü. Gagavuz Türkleri Hristiyan Türklerdir. 7 göbek önce atalarım Gagavuzyadan Müslüman oldukları için Anadolu'ya göçüyor. Gagavuz Türklerinin de Türk oldukları o Roman, Balkan ırkları arasında zamanla unutmaya yüz tutmuş... Yeni yeni benliklerine dönüyorlar. Öyle ki bu din meselesinden benim atalarım Anadolu'ya gelmeden önce "bunlar Türk oldu" deniliyor. Müslüman olmak Türk olmakla eş görülüyor. Bu sebeple bazı islamcı aklı evveller diyor ya Türk İslamiyetle şeref kazandı, ben de ona bu algıyı gösterip "Hayır; Türk, İslamiyet'e şeref kattı." Derim.
1000Kitap

Almıla • İTC

@otuken_okuru
·
Türklüğün müslim ve gayrımüslim dînî ihtilafıyla bölünmesine ve binâenaleyh kuvvetsizlenmesine sebep olur.¹⁴
Sayfa 85 - ¹⁴İstanbul baskısında burada şu not vardır: "Gayrımüslim Türkler pek az olduğundan bu son mahzûr ehemmiyyetsizdir." (Haz. Notu)·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
George Orwell 1984 kitabında "Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir." diyor. Vicdanımdan yorulduğumda kendime hep bunu hatırlatıyorum.
"İnsanlar yanlış olmaktan değil yalnız olmaktan korkar." Safvan Allahverdi, youtube camiasında çok beğenerek ve takdir ederek takip ettiğim bir youtube kanalı. Günümüzde inkar edilen gerçekleri çok veciz bir şekilde bizlere aktarmayı becerebilen bir sanatkar adeta. Neden susuyoruz? Suskunluk sarmalı isimli videosu nasıl ve neden sustuğumuzu, toplumsal meselelere neden ses çıkaramadığımızı göz önüne seriyor. youtu.be/ixzmiiAHq8Y?si=...
Fanteziler gerçekdışı olmak zorunda, çünkü istediğiniz şeyi elde ettiğiniz anda artık onu istememeye başlarsınız. İsteğin devam edebilmesi için, objesinin sürekli olarak eksik olması gerekir. İstediğiniz o şey değildir, onun fantezisidir. İstek çılgınca fantezileri destekler. "Sadece gelecekteki mutluluğumuzun hayalini kurarken gerçekten mutlu oluruz." derken Pascal'in anlatmak istediği de buydu. Bugün geldi. Bu nedenle "Avlanmak, öldürmekten daha zevklidir." deriz. Ya da "Ne dilediğine dikkat et." Ona sahip olacağın için değil. Çünkü ona sahip olduğun zaman artık onu istemeyeceğin için.
1000Kitap
"İlahi adalet bazen hemen işlemez; Zamanı geldiğinde öyle bir yerden vurur ki, ne vicdan kalır ne bahane. Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz. Çünkü Allah'ın terazisi şaşmaz..."
Reklam
Reklam