Emre Timur'un "Us" kitabındaydı zannedersem, "Doğruluk ile Gerçeklik" arasında muhteşem farkındalığı ve hakikati insanın idrakına işliyordu. Bu kitabını bitirince aklıma direk o fark geldi. İnsan kendi gerçekliğine nasıl da yine kendi doğruluğunu giydiriyor dedim. İnsan ne muhteşem bir hilkat, ne muhteşem bir vahşet ve ne muhteşem bir dehşet!
Kuklacı romanında da, aynı duyguyu hissetmiştim ama tereddüt bu duyguyu zirveye taşıyor. Kitabına uydurmada yeryüzünde insandan daha marifetli bir varlık yok. Bir çırpıda okuyacağınız novella tarzında yazılmış sade, yalın bir tereddüt!