Yapay zekayla 1 dakikada yüzlerce kitap incelenip, yeni kitaplar yazdırılabiliyor. Kütüphaneler kitaplarla dolu, kültürel birikim logaritmik olarak artıyor. Ancak bir sorun var, bu kadar çok metaryali kim okuyacak, anlamlandıracak. Ömrümüzün yarısı uykuda, kalanın yarısı konfor alanımızda, kalan yarısı da kariyerimiz için sınavlara hazırlamakla geçiyorken, bunlara bir de sosyal medyada insanları takip etme ve kısa tiktok videoları aldı. Düşünmeye eriniyoruz. Hazır Fast food yiyecekleri tercih ediyoruz. İncelikli düşünceden uzaklaşıyoruz. Sevdiğimiz bir şarkıyı radyoda beklemiyoruz artık çünkü beklemeye zamanımız yok. Her şeye rağmen, fakirlikten veya çeşitli sebeplerden inziva içinde izole hayatı yakalayabilmiş, gürültüden uzaklaşıp sinyalleri kovalamış, o kadim bilge kitap okuyan çocukların her nesilde yetişeceğine inancım tam.