Okuyan Beyin

Kitabın yazar ağzından ufak bir özeti
1941 yılındayız, on bir yıldan beri içerdeyim. Otuz beşime geldim. Hayatımın en güzel yılları ya koğuşlarda, ya da zindanlarda. Bu sürenin yalnız yedi ayını Kızılderili kabilemin yanında özgür geçirebildim. Kızılderili karılarımdan dünyaya gelmesi gereken çocuklarım şimdi sekiz yaşında. Akıl alır gibi değil! Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Geriye baktıkça, güçlükle katlanabildiğim her saati, her dakikayı görebiliyorum. Geçmişte kalan anlar, dertli yolumun her köşesinde kazılı.
Sayfa 372·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaçıp sığınılan yerli kabile hayatı ve yola devam ediş
Neyse ki büyük topraklarınız bu iki ülke arasında ihtilaf konusu, sizi çevreleyen iki uygarlıktan kopuk, ilkel yaşayışınız ve kendinizi koruma yöntemleri gelecekte çok faydasını göreceğim bir şey öğretti bana. İlkel bir Kızılderili olmanın, hukuk fakültesi bitirmiş bir devlet memuru olmaya bin kere yeğ tutulacağını.
Halk ordusu ve Düzenli ordu
Ama iyi ve kötünün yan yana olduğu bir ordu savaş kazanamaz. Hepsinin belli bir siyasal gelişim düzeyine getirilmeleri gerekli; hepsi niçin dövüştüğünü, amaçlarının önemini kavramalı. Yapacakları kavgaya inanmalı hepsi, disiplini kabul etmeli. Kocaman bir düzenli ordu oluşturuyoruz ama düzenli bir ordunun ateş altında ne yapacağım bilmesi için gerekli disiplini yerleştirmeye zamanımız yok. Bunu halk ordusu diye adlandırıyoruz; ama gerçek bir halk ordusunun özelliklerine sahip olamayacağı gibi, düzenli bir ordunun gereksindiği güçlü disiplinden de yoksun bu ordu. Göreceksin sen de. Çok tehlikeli bir iş bu.
Bir baskın öncesi ideali
"Gözetçi Anselmo" -bense burada bir ağacın gerisinde donuyorum, dağdaki hayvanlar gibi kayaların içindeki bir delikte yaşıyoruz. Ama yarın, diye düşündü, hayvanlar deliklerinden çıkacak, şimdi rahatları yerinde olanlar da battaniyelerinin içinde sıcacık ölecekler. Otero'ya baskın yaptığımız gece ölenler gibi diye düşündü. Otero'yu anımsamaktan hoşlanmıyordu.
Edebiyat şaheserlerini inceleyen ve anlamsız bulan zengin deli
Bununla birlikte, içimde, edebiyatın kesin gelişmeler gösterebileceği konusunda bir şüphe kaldı. Büyük olasılıkla bir yüzyıla kalmaz, bu kadar geri ve az verimli bir endüstriye kendini verecek kimse kalmayacaktır.