İncelemeye değer gördüğüm bir kitap daha. Deprem, savaş, kadın, çocuk gibi hassas olduğumuz bazı mevzular var hepimizin. Ancak hepimizin hassâsiyeti diye her kalemi eline alanın bir Gazze şiiri, bir deprem kayıplarına şiir -veya öykü/deneme her neyse- yazmasını anlamsız buluyorum. Bana göre sağlam kalemlere ihtiyaç duyan meseleler bunlar.
Cabir Özyıldız'ı zerre kadar tanımadan bu kitabı aldım. Bazen yaparım öyle şeyler. Çünkü Vacilando'dan çıkanlar gerçekten seçkin kitaplar oluyor. (Allah'ım nasip et amin).
Ne diyorduk? Hassâsiyet, sağlam kalem falan..
Yazar gerçekten bu konuda eleştiriye kapalı duruyor. Eleştiriye kapalı olması şahsiyet meselesi değil kalemin kuvvetiyle alâkalı. İlk öykülerden sonra devam eden öykülerin diline "eril" gibi eleştiriler gelebilir. Argo yoğunluğu çok olan ürünleri kabul etmekte zorlanabiliriz, kabul. Ama burada anlatılan hikâyenin lüzumluğu göz önünde bulundurulmalı. Neyse akıl vermeyi bırakayım...
Kitap kesinlikle okunması gereken bir kitap. Yazar kesinlikle izi sürülmesi gereken bir yazar. İşte kitap işte yazar işte edebiyat gibi edebiyat!