İncelemeye değer gördüğüm bir kitap daha. Deprem, savaş, kadın, çocuk gibi hassas olduğumuz bazı mevzular var hepimizin. Ancak hepimizin hassâsiyeti diye her kalemi eline alanın bir Gazze şiiri, bir deprem kayıplarına şiir -veya öykü/deneme her neyse- yazmasını anlamsız buluyorum. Bana göre sağlam kalemlere ihtiyaç duyan meseleler bunlar.
Cabir Özyıldız'ı zerre kadar tanımadan bu kitabı aldım. Bazen yaparım öyle şeyler. Çünkü Vacilando'dan çıkanlar gerçekten seçkin kitaplar oluyor. (Allah'ım nasip et amin).
Ne diyorduk? Hassâsiyet, sağlam kalem falan..
Yazar gerçekten bu konuda eleştiriye kapalı duruyor. Eleştiriye kapalı olması şahsiyet meselesi değil kalemin kuvvetiyle alâkalı. İlk öykülerden sonra devam eden öykülerin diline "eril" gibi eleştiriler gelebilir. Argo yoğunluğu çok olan ürünleri kabul etmekte zorlanabiliriz, kabul. Ama burada anlatılan hikâyenin lüzumluğu göz önünde bulundurulmalı. Neyse akıl vermeyi bırakayım...
Kitap kesinlikle okunması gereken bir kitap. Yazar kesinlikle izi sürülmesi gereken bir yazar. İşte kitap işte yazar işte edebiyat gibi edebiyat!
Taş Sektirme Ustası ikinci baskıyı yaptı. Her yazar yola çıktığında okura ulaşmak, derdini anlatmak ister. Bu sadece sayılarla ilgili değil. Gerçek okuru bulmak, öykülerini anlayacak, kendiyle bağ kuracak gönüllere ulaşmak ister. Bu yüzden bir rafta milyonlarca adet dizilmiş olması değil, iyi bir okurun okuyup paylaşması, dönüş yapması kıymetlidir. En azından benim için öyle.
Burayı birçok açıdan eleştiriyoruz, haklıyız da. Bununla birlikte bu kadar iyi okuru bir arada bulabileceğimiz başka yer yok. Taş Sektirme Ustası için o kadar değerli incelemeler yazıldı ki her biri milyonlarca satış yapmaktan güzeldi. Bu yüzden okuyan, inceleme yazan, paylaşımlarla katkı sağlayan bütün okurlara milyonlarca teşekkürler 📚📚
Sıradan bir nesneye farklı bir gözle bakmak... Edebiyat bunun için yeterli değil. Edebiyat sadece duyguyu doğru bir biçimde ifade edip karşı tarafa kusursuz aktarmaya yardımcı olur. Tabii ki doğru dili kullanarak... Uzun süren bu öyküde "taş" gönül gözüyle temaşa edilmiş ve insan ile ortak yönleri ortaya konulmuş. Beklemediğim bir sonla bitti. Zaten öykünün de hedefi budur. Oldukça etkilenerek okudum. İhmal edilmemesi gereken bir kitap. Resul Bulama'nın yüreğine sağlık.