vildan

afrika dahil mi
çok düşünüyorsun -seviyorum- her şeyin fazlası zarar -sevgiye ölçü biçmek de zor- aklını kaçıracaksın -tam aksi olursa kaçırırım asıl- düşünen adam nerde -bakırköyde- böyle böyle kandırdılar işte bizi -kimin oyunu bu dersin- amerika olabilir -afrika dahil mi- hariç.
Şiir
Reklam
ergenlik dönemi kapatılsın
bir dilek hakkım olsa insan gelişiminde ergenlik adı verilen o dönemi yok etmek isterdim. süreçten men etmek isterdim. atlamak ve atlatmak isterdim. bazılarının ergenliği hem kendini hem ailesini mahvedebiliyor. Ne yazık ki...
Hayata Dair
bedenin ruhtan yahut zihinden ayrı hareketi üzerine
hiç böyle bir ânda yakaladınız mı kendinizi? birgün zihnimden "o" geçiyorken dilimi tam aksini söylerken yakalamıştım. Fakat bugün yalnızca dilimin değil bedenimin baştan ayağa zihnimden kopuk hareketine denk geldim. Sanki bir filmdi bu, başrol oynuyordu ve ben içerden, ta kendisinin içinden, ta kendisi olarak izliyordum onu. Durdurmadım, izledim. Mekanik hareketlerle kaldırdı önündeki kalemi ve defteri. Koltuğa bıraktı, telefonu şarja taktı. Esneyerek yorganı çekip girdi altına. Orda kesildi bu ayrıklık. Telefonu yeniden elime aldığımda tekrar bir bütündük. Ve şimdi bunları yazıyoruz. Neydi bu, yüzyıllık kaçışı insanoğlunun. Heraklitos "kendimi aradım." demişti. Devamını getiriyorum ben; kendini arayışında bir garip insan, kendini bulduğunu sezdiği anda görünüşler dünyasına geri kaçıyor. bedenin kaçışına yetişmekte zorlanan ruh ve ya zihin bir müddet afallıyor. ve 'iki ayrı iki' bir olunca yendiden başlıyor serüven. En son defterime "yazmak isteyenler yaşamak istediklerinden feda etmedikçe yalnızca yazmak isteyenler olarak kalacaklar" yazmıştım. yalnızca yazmak isteyenler olarak mı kalacaktım?
Felsefe
nesneler ve benzetmeleri üzerine
kıymet verdiğiniz bir nesne üzerinden yola çıkalım: örneğin dizüstü bilgisayarınız, bir yere koydunuz, koltuğun üzerine yahut başka bir yere. dimdik koymazsınız, azıcık asimetrik, azıcık boşluk, azıcık eğik bir pozisyon. çünkü dimdik durması düşebilmesine sebep olabilir. şimdi kendimizi düşünelim, tamamen dimdik durabilir miyiz, doğadaki eğiklik ve asimetrik şeyleri düşünelim. ağaçları mesela, ağaçların önünü kesen engellere karşı biraz eğilip bükülerek büyümesini... hayat dimdik durmamıza her zaman imkan tanımaz, fakat bizler -büyümek eğiliminde canlıların bir başka kolu olan insanlar-biraz asimetrik konumlanmaz mıyız? sizi de eğip büken engeller var mı? bu eğiklik bazen dik durmanın tehlikelerinden korur mu bizi?
çünkü ben ne zaman bir şey istesem bana verilen koca bir saçmalık
Hayata Dair