"ye are the salt of the earth."
*incil'den alıntı. "yeryüzünün tuzu sizsiniz."
"?"
"ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir?"
"üniversiteye dönmeyecek misin?"
"bıraktım. dönmeyeceğim."
fare güneş gözlüğünün arkasından yüzmeye devam eden küçük kızı izliyordu hala.
"neden bıraktın?"
"bilmem ki, bıktığım için olabilir mi? ama elimden geleni yaptım. kendim bile şaşacak kadar hem de. başkalarını en az kendim kadar düşünmeyi öğrendim, bu yüzden bir polisten yumruk bile yedim. ama, herkes bir gün ait olduğu yere dönüyor işte. dönecek yeri olmayan tek bendim. yer kapma oyununda olduğu gibi."
lisenin bitimine doğru, hissettiklerimin sadece yarısını dile getirmeye karar vermiştim. nedenini hatırlamıyorum ama kararımı yıllarca uyguladım. sonra bir de baktım ki, artık duygularımın yarısını söyleyemeyen biri haline gelmişim.