kayra.

kayra.
@vincentears
onu en çok kederlendiren, şu yaşarken ölen ruhuydu.
Reklam
senin sanatın yaşamın oldu. sen kendi kendini besteledin; yaşadığın günler senin sonelerindir.
şu anda hiçbir şeye inanmıyorum, hiç umudum yok. yaşama çekicilik katan her şey bana anlamsız görünüyor. ne geçmiş duygusu var içimde ne de gelecek; şimdi de gözümde yalnızca bir zehir. umutsuz muyum değil miyim bilmiyorum; çünkü insanda hiç umut olmaması ille de umutsuzluğa işaret etmez. hiçbir niteleme bana zarar veremez çünkü yitirecek hiçbir şeyim yok. üstelik her şeyimi, çevremde her şeyin uyandığı bir zamanda yitirdim. her şeyden ne kadar uzağım!
Sayfa 61
acının tekelini elinde bulundurmak, bir uçurumun tepesinde asılı durarak yaşamayı andırır. her gerçek acı bir uçurumdur.
dünyanın benim gibi birinin var olmasına izin vermesi, yaşam güneşinin üstündeki lekelerin sonunda ışığı gizleyecek denli geniş olduğunu gösteriyor. yaşamın hayvanlığı beni çiğneyip ezdi, uçarken kanatlarımı kesti, can atabileceğim sevinçleri benden esirgedi. bu dünyada parlayabilmek için ölçüsüzce didinmem, harcadığım çılgınca enerji, gelecekte saygınlık kazanmak için katlandığım şeytani büyü, yaşamda toparlanma ya da içsel bir canlanma için boşa giden tüm çabalarım —tüm bunlar, zehirli olumsuzluğun tüm kaynaklarını içime akıtan bu dünyanın akıldışılığı karşısında zayıf kaldı. yaşam yüksek ısıya dayanamaz. bu yüzden, içsel dinamikleri en yoğun aşamaya varmış, genel ılıklığa uyum sağlayamayan, en acılı kişilerin çökmeye yazgılı olduğunu anladım.
Reklam