Hassas ve duyarlı bir kişiyseniz, her şey sizi daha fazla etkiler ama aynı zamanda elinizdekilerle daha çok şeye ulaşırsınız.
Vücudunuz ve zihniniz, çevrenizde olup bitenlere daha fazla karşılık veriyor demektir. Kalp kırıklığına, acıya, kayıplara daha fazla tepki verirsiniz. Ama aynı zamanda güzelliğe, yeni fikirlere ve neşeye de daha fazla tepki verirsiniz. Başkalarının yüzeyle yetindiği yerde siz derine inersiniz. Başkaları pes edip bir sonraki işe geçtiğinde siz hâlâ düşünmeye devam edersiniz.
Yaygın kullanımda hassas veya duyarlı pek çok anlama gelebilir ve hepsinin temelinde utanç vardır.
• Birine hassas ya da duyarlı dediğimizde bir şakayı kaldıramadığını, hemen alındığını, çok ağladığını, duygularının çabuk incindiğini, geri bildirim veya eleştiriyi kaldıramadığını kastederiz.
• Kendimize hassas dediğimizde genelde aşırı tepki verme gibi bir alışkanlığımız olduğunu kastederiz.
...
Beynin sınırları zorlandığında, kişiliği ne olursa olsun veya ne kadar sert olursa olsun herkesin beyni aşırı yüklenir. Kişinin tepkileri yavaşlar, karar vermede zorlanır, yorulur ve öfkelenir. Sınırlar zorlanmaya devam edildiğindeyse tükenmişlik gerçekleşir.
Akan her yeni bilgiye anlamlı bir şekilde karşılık veremeyen ve aşırı uyarılan vatandaşlar "usanmaya" meyilli hâle geliyordu, yani kısacası duyarsızlaşıyorlardı. Bu insanlar duygularını bastırmayı, birbirleriyle yalnızca amaca yönelik iletişim kurmayı ve karşısındakini önemsememeyi öğreniyordu.