bazen 'ev' dedikleri şey, üstünü örten bir çatıdan ibarettir.
içinde adın anılmaz, sesin yankılanmaz, gözlerin tanıdık bir bakışa değmez.
her köşe, seni dışarı iten bir soğukla bakar.
yatak, uyumak için değil, sabaha kadar dönüp durmak içindir.
mutfakta yemek kokusu değil, sessizliğin paslı tadı vardır.
ve anlıyorsun,
ait olmak, bir adrese yazılmak değilmiş.
bazen, senin sandığın 'yuva', sadece postacının bildiği bir yer olur.
bir dam altı vardır, ama senin göğsüne dokunan bir sıcaklık yoktur.
o yüzden bazı adresler sadece 'ev'dir.
ama asla "senin evin" olmaz.