Sappho

Sappho
@virginawoolf
i'm virginia woolf's child, but i'm still waiting for her to come back from the river.
İnsanlar tanrı öyle buyurduğu için değil kalp krizi, kanser, enfeksiyon gibi pek çok teknik sebepten ölmektedir. Her teknik problemin de teknik bir çözümü vardır. Eğer kalp teklerse bir elektroşokla tekrar harekete geçirilebilir veya yeni bir kalple değiştirilebilir; kanser vücutta ilerlerse ilaçlar veya radyasyonla yok edilebilir; bakteriler yayılırsa antibiyotikle kontrol altına alınabilir. Belki şu an tüm teknik sorunları çözemiyoruz ama çare bulmak amacıyla uğraşıyoruz. En zeki olanlarımız ölüme anlam katmakla uğraşmıyor, bunun yerine hastalık ve yaşlılığa neden olan fizyolojik, hormonal ve genetik sistemleri inceliyor ve yeni ilaçlar, devrim niteliğinde yeni tedaviler ve yapay organlar üreterek yaşamımızı uzatmaya ve bir gün ahiret yolculuğunu ortadan kaldırmaya çabalıyorlar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hikayenin kahramanı, dünyanın en güçlü ve becerikli adamı olan Uruk Kralı Gılgamış'tır. Dünyadaki herkesi yenebilen bu kralın en iyi arkadaşı olan Enkidu bir çarpışmada ölünce, Gılgamış arkadaşının bedeninin yanına oturur ve günler boyunca onu inceler; ta ki arkadaşının burun deliğinden bir kurtçuğun çıktığını görene kadar. Şiddetli bir korkuya kapılan Gılgamış asla ölmemesi gerektiğine karar verir. Ölümü yenmenin bir yolunu mutlaka bulacaktır. Gılgamış evrenin sonuna doğru bir yolculuğa çıkar, bu yolda aslanları öldürür, akrep-adamlarla savaşır, alt dünyaya giden yolu bulur, Urshanabi'nin taştan devlerini parçalar, ölüler ırmağının denizcilerini alt eder ve nihayet ilk tufandan kurtulabilen Utnapishtim'i bulur. Ama yine de amacına ulaşamaz, eve eli boş ve her zamanki kadar ölümlü olarak döner, fakat yeni bir fikir edinmiştir. Gılgamış, tanrının insanları yarattığında ölümü kaçınılmaz bir kader olarak verdiğini ve insanların bununla yaşamayı öğrenmesi gerektiğini öğrenmiştir.
Tarih boyunca toplumlar iki tür yoksullukla baş ettiler: bazı insanların diğerlerinin sahip olduğu fırsatlardan yararlanmasını engelleyen toplumsal yoksulluk ve gıda, barınma kıtlığı sebebiyle bizzat hayatlarını riske atan biyolojik yoksulluk. Toplumsal yoksulluk belki asla ortadan kaldırılamayacak ama dünyadaki pek çok ülkede biyolojik yoksulluk artık geçmişte kalmıştır.
Tarih
Modern kültür, hâlâ bilinmeyen pek çok şey olduğunu itiraf edip cehaleti kabul ederek, bilimsel keşiflerin bize yeni imkanlar sunabileceğiyle paralel olarak geliştiğinde, insanlar gerçek bir ilerlemenin mümkün olabileceği konusunda düşünmeye başladılar. Bilim çözülemez kabul edilen sorunları birbiri ardına çözmeye başlayınca, pek çok kişi insanlığın yeni bilgiler arayarak ve bunları uygulayarak her sorunu çözebileceğini düşünmeye başladı. Fakirlik, hastalık, savaşlar, kıtlık, yaşlılık ve ölüm insanlığın kaderi değildi, sadece cehaletimizin ürünleriydi. Yıldırım buna iyi bir örnektir. Pek çok kültür yıldırımın kızgın bir tanrının çekici olduğunu ve günahkarları cezalandırmak için kullanıldığına inanır. 18. yüzyılın ortalarında, bilim tarihindeki en büyük kutlamaya sahne olmuş deneylerden birinde, Benjamin Franklin şimşekli bir fırtına sırasında uçurtma uçurarak şimşeğin sadece bir elektrik akımı olduğu hipotezini test etti. Franklin'in ampirik gözlemleri elektrik enerjisiyle ilgili bilgisiyle birleşince, paratoneri icat etmiş ve tanrıların silahını ellerinden almıştı.
Bilim
8/10
·324 syf.·
2018 83. kitabı
Kitapta altını çizecek, alıntı olarak paylaşılacak o kadar çok yer var ki, anlatamam. Birçok görüş ve konu hakkında bir fikir edinmemi sağladı. Russel’in bazı görüşlerine katılmasam da genel olarak sevdiğim bir kitap oldu. Ufkumu genişlettiğini hissedebiliyorum. Herkesin okumasını tavsiye ederim, iyi okumalar...
Düşünceler - Yetke ile BireyBertrand Russell · Say Cem Kitapları · 198275 okunma