''Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum... Hangi hain tesadüf dün onları yolumun üstüne çıkardı ve beni, senelerden beri dalmış olduğum derin uykudan, artık yavaş yavaş alıştığım hissiz uyuşukluktan ayırdı.''
''...Bu çocukların hepsiyle ahbap oldum. Hiç de fena insanlar değillerdi. Yalnız boş, bomboş mahluklardı. Yaptıkları münasebetsizlikler hep buradan geliyordu. İçlerinin esneyen boşluğu karşısında ancak başka başka insanları istihfaf ve tahkir etmek, onlara gülmek suretiyle kendilerini tatmin edebiliyorlar, şahsiyetlerinin farkına varıyorlardı.''
''Şimdiye kadar tesadüf ettiğim insanlardan bir tanesi benim üzerimde belki en büyük tesiri yapmıştır. Aradan aylar geçtiği halde bir türlü bu tesirden kurtulamadım.''
''-Mesela hiç görüşmeden, tanışmadan birleşen bu çiftler birbirlerini hiç sevmeyebilirlerdi.
Amerikalı kız, genç adamın yüzüne küçümseyici bir gülümsemeyle baktı:
-Sanki evvelden tanışıp görüşmemiz evlendikten sonra birbirimizden nefret etmemize mani midir? dedi.''
''Aklımızı başımızdan alan şey sevgilimizin bize kendisini teslim edişi değildir. Bundan önce gelen bu baş çözüşler, bu manto çıkarışlar, bu, sanki artık bir daha sizin hareminizden ayrılmayacaklarmış gibi yerleşip oturuşlarıdır.''