Bir Modern Zaman Eşkıyası veya Köroğlu
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Eserde Milli Aşireti'nin lideri Plîng (kaplan) lakaplı Mehmet Milli'nin ilginç ve maceralarla dolu hayatı anlatılmıştır. Bucak Aşireti'nden bir milletvekilinin öldürülme ithamı ile köyü basılıp yakınları öldürüldüğünden önce Suriye'ye kaçan ve ardından İsveç'e iltica eden Milli'nin ilginç hayat hikâyesi aşiret kültürü ve aşiretler arası ve aşiretlerin devlet ile ilişkilerini anlamak için önemli veriler sunmaktadır. Mehmet Milli'nin 1978'de Apocular olarak bilinen PKK ile kısa süreli bir münasebeti olmuşsa da PKK’nın şiddete dayalı anlayışını görünce araya mesafe koyan Mehmet Milli, köyünün basılıp yakınlarının öldürülmesi üzerine ülkeden ayrılana kadar zorunluluktan ötürü PKK ile stratejik bir ilişkisi olmuştur. Ülkeden ayrıldıktan otuz yılı aşkın bir süre yurt dışında olmasına rağmen PKK ve şiddete dayalı anlayışla arasına mesafe koyan Mehmet Milli; zulme karşı hak bildiği yoldan cesaretle giderek kendine özgü bir yaklaşım sergilemiştir. Başta İsveç, Romanya ve Moldova olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşayan Milli otuz iki yıl sonra 2011’de Türkiye'ye dönmüş ve kanaat önderi olarak üst düzeyde kabul görmüştür. 29 Eylül 2025'te hayatını kaybeden Milli'nin sıra dışı hayat hikâyesi başta Kürt sorunu ve aşiretlerin siyasi ve sosyal konumunu merak edenler bakımından ilginç veriler sunmaktadır.
PlîngÖmer Şahin · Gufo Yayınları · 20214 okunma
Bu sefer olmadı...
5/10
·312 syf.·
2026 21. kitabı
"İçinde bilim yok. Gelecekte de geçmiyor. Bilimkurgu gelecekle ilgilenir, özellikle de bilimin şimdikinden ileri olduğu bir gelecekle. Kitap her iki öncüle de uymuyor." Giriş cümlem kitaptan. Ama bu kitap için değil, kitabın kurgusu içinde yer alan başka bir kitap için söylenmiş. Ben de "ne fark eder ki" diyerek bunu bu kitap için söylemek isterim doğrusu. Çünkü kurgumuz ne gelecekte geçiyor, ne de içinde bilime dair bir şey var. Bu sebepten, arka kapakta yer alan, "bilimkurgunun mihenk taşlarından biri" ibaresini ciddiye alamıyorum maalesef. Hugo En İyi Roman Ödülü'ne ise anlam veremedim. Ya ben kitabı anlamadım, ya da o sene doğru düzgün rakip bulamayan, şartların olumsuzluklarından faydalanıp şampiyon olan Başakşehir misali bu kitap da ödülü kapıvermiş. Kurgunun temelinde alternatif bir evren teması var. İkinci Dünya Savaşı'nı Naziler ve Japon İmparatorluğu kazanmış. Buna benzer bir senaryoyu daha önce Swastika Geceleri kitabında okumuştum. Ki bu kitaba göre daha eski bir kitap. Onda da temel olarak köleleştirilmiş kadınlar anlatılmaktaydı. Lakin o kitapta bile bu kitaba nazaran daha çok hissetmiştim Nazi iktidarının etkisini. Burada ise Nazi tarihinden birkaç ismin iktidar mücadelesinden şöyle yüzeysel bir geçiş yapılıyor, onun dışında kurgudaki karakterlerimiz siyasi konjonktürden ya yüzeysel bir şekilde etkileniyor ya da hiç hissetmiyorlar bile başta kimin olduğunu. Hani bu hissiyata vardığımda da "düzen değişse de düzülen değişmiyor" demekten kendimi alamadım doğrusu. Karakterler ve kurgunun akışı üzerinden birkaç cümle etmek gerekirse de, birkaç farklı karakter var. Bunların neredeyse hepsinin birbirleriyle bir şekilde yolları kesişiyor ama hikayeleri öylesine kopuk ki, yani ne desem bilemiyorum. Spoiler da vermek istemiyorum çok (ama gaza gelip fikrimden
Edebiyat
Yüksek Şato'daki AdamPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 20251,239 okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2026 2. kitabı
Forrest Carter (Asa Earl Carter) tarafından kaleme alınan ve 1976 yılında yayımlanan Küçük Ağaç’ın Eğitimi (The Education of Little Tree), otobiyografik tarzda yazılmış, doğa bilgeliğini ve saf insanlığı göklere çıkaran son derece naif bir büyüme hikayesidir. Roman, 1930'ların Büyük Buhran Amerika'sında, beş yaşındayken öksüz kalan yarı Çeroki yerlisi Küçük Ağaç’ın, Tennessee dağlarında yaşayan büyükanne ve büyükbabasının yanında, modern dünyanın hırslarından uzak bir Kızılderili kültürüyle büyüme sürecini konu alır. Eserin felsefi temelini, Çeroki yerlilerinin doğayla tam bir uyum içinde yaşamayı ve ondan yalnızca ihtiyacı olanı almayı öğütleyen "Yol" inancı oluşturur. Küçük Ağaç'ın dedesinden aldığı bu bilgece eğitim; beyaz adamın bürokratik, önyargılı ve sevgisiz kurumları tarafından zorla bir yetimhaneye kapatılmasıyla kesintiye uğrar. Kitap, bu yönüyle resmi eğitim sistemini, modern toplumun ikiyüzlülüğünü ve yerli kimliğini yok etmeye çalışan dini bağnazlığı bir çocuğun gözünden sert bir dille eleştirir. Kitabın arkasındaki en büyük çelişki, sevgi ve hoşgörü dolu bu metni yazan yazarın, gerçek hayatta geçmişi karanlık bir Ku Klux Klan (KKK) üyesi olduğunun sonradan ortaya çıkmasıdır. Ancak yazarın bu tezat geçmişine rağmen, kitaptaki dilin saflığı, samimiyeti ve doğaya duyulan derin saygı eseri yazarından bağımsız zamansız bir klasiğe dönüştürmüştür. Özetle Küçük Ağaç'ın Eğitimi, modern dünyanın koşturmacasından yorulan ruhlar için adeta bir dağ esintisi, sadeliğin ve köklere bağlılığın iç ısıtan ve burkan bilgece anlatısıdır.
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 02:28
Uzun bir aradan sonra sıkılmadan okuduğum, adeta bir solukta bitirilebilecek kadar akıcı ve etkileyici bir eserdi. Kitap, İslam uğruna çekilen çileleri ve sıkıntıları anlatırken, cemaat ve kardeşlik ruhunun bu yükleri nasıl hafiflettiğini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Tarih boyunca süregelen hak ile batıl, İslam ile küfür mücadelesini başarılı bir şekilde özetleyen eser, özellikle 1990'lı yıllarda Türkiye'nin Güneydoğu bölgesinde PKK'nın ve dönemin karanlık yapılanmalarının Müslüman halka uyguladığı zulüm ve işkenceleri etkileyici bir üslupla aktarıyor. Belki her biri ciltler dolusu eserlerde anlatılabilecek kadar kıymetli şahsiyetlerin hayatlarından kısa ama anlamlı kesitler sunması da kitabın en güçlü yönlerinden biri. Bu yönüyle eser, hem düşündüren hem de okuyucusuna ibret ve ilham veren değerli bir çalışma niteliğinde.
1000Kitap
Diyarbakır SokaklarıHasan Gündüz · Dua Yayıncılık · 20264 okunma
aslında
9/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:30
Kitabı okuyunca anlıyorum ki Aslında devlet hükümet adı herneyse Ordu Bu terör örgütü ilk kurulduğu dönemlerde rahatlıkla yok edilebilirmiş Ama ne hikmetse bir türlü sonuna kadar gidememiş bitiriilememiş gizli eller dokunmuş Tabii bu arada yabancı devletlerin istihbarat örgütlerinin desteği hiçbir zaman kesilmemiş Yazık ki bu orada şehit olan binlerce asker komutan Öğretmen devlet memuru şehit olmuş Burada sahada bizzat terör örgütü üyeleri ile çatışmış içlerine girmiş sızmış Türkiye’nin aleyhinde bizzat çalışanları tanımış görmüş tecrübe etmiş vatan evladı tüm bunların akabinde devletin bu konuda zayıf kalmasını sessiz kalmasını kabullenmemiş istifa etmiş bu iki kitabı yazmış ve sonunda Ankara’nın uzak bir ilçesinde kafasına iki kurşun sıkılarak şehit edilmiş. Bu uğurda şehit olan tüm şehitlerimizin ruhları sad olsun. Vatan size hep minnettardır.
Kürtler, PKK ve A. ÖcalanAhmet Cem Ersever · Milenyum Yayınları · 2011234 okunma
Ben gidiyorum kaptan
10/10
·152 syf.··
2026 47. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 16:19
Bu yılın ilk yarısında okuduğum en iyi kitap olabilir! Nils Vik’in Öldüğü Gün, basit bir insanın aslında hiç de basit olmayan hayatını; sevgi, acı ve mutluluk gibi gerçek duyguları okuyucuya geçirerek yalnızca 150 sayfada anlatmayı başarıyor. İskandinav edebiyatının en sevdiğim yanı, derdini çok sade ve gerçek bir şekilde anlatabilmesi. Bir de çeviri iyi olunca ortaya gerçekten tadından yenmez bir eser çıkıyor. Kısaca kitaptan bahsedecek olursam; 72 yaşındaki Nils Vik, bir gün o günün hayatının son günü olduğuna karar verir ve feribotuyla son bir sefere çıkar. Bu sefer boyunca geçmişindeki kırılma noktalarını oluşturan insanlar ve ilk yolcusu olan köpeği Luna onu yalnız bırakmaz. O ise karısı Marta ile tekrar karşılaşacağı o anı beklemektedir. Beni özellikle etkileyen bölümler; Luna’yı köpek katliamından kurtardığı bölüm, kızlarıyla olan bölümler ve kardeşiyle yaşananların anlatıldığı kısımdı. Özellikle kardeşinin hikayesi beni darmadağın etti. Kitap boyunca aslında iyi, onurlu ve vicdanlı bir insan olmak için çabalamanın azameti anlatılıyor. Belki kitabın tek kusuru, 150 sayfa için fazla fazla karakter barındırması. Bir süre sonra bazı karakterleri unutabiliyorsunuz. Ama sanırım öldüğümüz gün bizim kayığımıza da az insan binmeyecek. Şiddetle öneriyorum. Yeni kitaplarda görüşürüz #nilsvikinöldüğügün #metis #frodegrytten #neokudum
Nils Vik’in Öldüğü GünFrode Grytten · Metis Yayınları · 2025146 okunma
Reklam
Reklam