şişirilmiş bir eser
5/10
·134 syf.··
2026 5. kitabı
Göçmen konusu güzel, başları da ilgi çekiciydi. Ayrıca belli ki baya araştırma yapmış yazarımız. Ne var ki tam hikayeye kendimi kaptırdığım sırada paragraflarca anlatılan artan balık çiftlikleri meselesini ya da maden şirketlerinin ormanları esir alışını okumak bana şunu hissettirdi: “Şu an yazar bağlamdan koptu ve sadece o konuşuyor.” Kalemi baya zayıftı bu arada. Bu gerileme neden, pek anlayamadım. Belki de bir “roman” değil de “öykü” kafasında yazdığı içindir. Ya da “Nasıl olsa her yazdığım çok satıyor,” düşüncesinin rahatlığındandır. Livaneli’yi severim ama bu kitabını çok yüzeysel buldum. Kötü değil kesinlikle ama ‘vov’ da değildi. Daha iyi eserlerini okumuştum. Yine de önerir miyim? Bilemiyorum. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Merak ettiyseniz de 127 sayfalık bir kitap, bir günde bitirebilirsiniz.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Vav dediğim bir kurgu oldu uzun zaman sonra.
Puan vermedi·344 syf.··
2026 31. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:46
Agota Kristof'un Büyük Defter, Kanıt ve Üçüncü Yalan kitaplarından oluşan üçlemesi, yalnızca iki kardeşin hikâyesini anlatmaz aynı zamanda insanın gerçekle, hafızayla ve kimliğiyle olan mücadelesini de sorgular. Kitapları okurken insan kendine şu soruyu sormadan edemez: "Gerçek dediğimiz şey gerçekten var mı, yoksa yalnızca inanmayı seçtiğimiz bir hikâye mi?" İlk kitap olan Büyük Defter sert ve duygusuz bir anlatıma sahiptir. Savaşın ortasında büyümeye çalışan iki çocuğun yaşadıkları, okuyucuya insanın hayatta kalmak için ne kadar değişebileceğini gösterir. Burada ahlakın yerini çoğu zaman zorunluluk alır. İyi ve kötü arasındaki çizgi bulanıklaşır. Kanıt ile birlikte hikâye daha yalnız ve daha kırılgan bir hâl alır. Karakterlerin iç dünyaları belirginleşirken okur da anlatılanların doğruluğunu sorgulamaya başlar. İnsan hafızasının ne kadar güvenilir olduğu sorusu öne çıkar. Geçmiş, olduğu gibi değil hatırlandığı gibi var olur. Üçlemenin son kitabı olan Üçüncü Yalan ise bütün taşları yerinden oynatır. Daha önce doğru kabul edilen birçok şey şüpheli hâle gelir. Agota Kristof burada okura kesin cevaplar vermek yerine belirsizliğin içinde düşünme fırsatı sunar. Çünkü bazen insan gerçeği öğrenmekten çok, yaşayabilmek için bazı yalanlara ihtiyaç duyar. Bu üçleme bana göre savaşın yıkıcılığından çok insan ruhunun parçalanışını anlatır. Kristof'un sade ve keskin dili, duyguları anlatmak yerine onları hissettirir. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda olaylardan çok şu düşünce kalır: İnsan kimdir? Anılarımız bizi biz yapan şeylerse, onların ne kadarına güvenebiliriz? Agota Kristof'un üçlemesi, okuru rahatsız eden ama uzun süre zihninde yaşamaya devam eden eserlerden biridir. Belki de bu yüzden modern edebiyatın en etkileyici yapıtları arasında yer alır. Çünkü bazen bir romanın görevi
Alıntı
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Reklam
4/10
·192 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 23:00
​ Bugün son zamanlarda çok övülen, bir oturuşta başlayıp biten ama bende oldukça mesafeli hisler bırakan Geri Verilen Kız 'dan bahsetmek istiyorum size. ​• ​Aslında hikayenin temelinde çok güçlü ve insani bir dram var. Bir çocuğun, yıllarca kendi ailesi bildiği varlıklı insanlardan koparılıp, hiç tanımadığı yoksul ve kalabalık biyolojik ailesine bir eşya gibi "iade edilmesi" gerçekten çok sarsıcı bir fikir. Kızın ne o eski hayatına ne de bu yeni taşra evine ait olabilmesi, iki dünya arasında yapayalnız kalıp bir sığınak araması çok hüzünlüydü. • Üstelik oradaki biyolojik annenin o mesafeli, sert duruşunun arkasında saf bir kötülükten ziyade, hayat şartlarının getirdiği çaresiz bir donukluk olduğunu hissetmek de hikayenin en gerçekçi tarafıydı. • ​Fakat tüm bu akıcılığına rağmen kitap bende edebi anlamda hiç o beklenen "vav" etkisini yaratmadı. Hepsini geçtim, beni kitaptan tamamen soğutan ve çok haklı olarak ciddi anlamda rahatsız eden kocaman bir detay var: Hikayenin içine serpiştirilen aile içi dinamikler, özellikle de abi (Vincenzo) karakterinin kıza yönelik sergilediği o sınırları aşan, ensest imalı tavırları... ​Birkaç sayfada bile yer alsa, bu tarz tekinsiz ve rahatsız edici yaklaşımların hikayeye dahil edilmesi benim tüm okuma keyfimi gölgeledi. Üstelik bu kitap her yaştan okurun, lise çağındaki 16-17 yaşlarındaki gençlerin de kitapçılarda rahatça ulaşıp okuyabileceği raflarda duruyor. İçerdiği bu psikolojik sınır ihlalleri ve irrite edici boyutları nedeniyle kesinlikle bir yaş sınırı uyarısını hak ettiğini düşünüyorum. Sırf dili hızlı akıyor diye bu tarz karanlık unsurları görmezden gelemedim. • ​Özetle; kurgusundaki bu sorunlu yaklaşımlar sebebiyle beklentimin çok altında kalan, açıkçası pek sevemediğim bir kitap oldu. ​
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,154 okunma
Biraz sen,biraz ben,biraz biz..
10/10
·100 syf.·
2026 53. kitabı
Caniçim söz sende :) Sadecemoonlight "Görüyormusun sana boy atan şu kalbimi. Tıpkı kendine kapanık Vav'ın Elif gibi dirilişi. Ah benim gözleri bin kıtalık şiirim, uyaklarda uyanışım, mısralar'da dinginliğim." Tek kelimeyle harika bir şiir kitabı. Ba-yıl-dım...Duygu yoğunluğu o kadar yüksek ki. Yazar aşkı sadece bir duygu değil "aşkta kendine varma" "kendini aşma" süreci olarak da ele almış. Bütün şiirleri alıntı yapardım heralde mümkün olsa. Şiirlerin tesiri o kadar yüksek ki, ne varsa unuttuğun bir bir hatırlatıyor, hüzünlü bir anımsamaya sürüklüyor. Gözyaşları içinde okudum. İyi ki varsın Aslı Özgür iyi ki yazmışsın... Çok ama çok tavsiyedir, şiirseverler mutlaka okumalısınız... Puanım 10 üzerinden 10 ♡♡♡ ✯Bellisperennis✯ “Hani yazılanları unutsam da, kalbime derin yaralar açan dizeleri yeniden okuyabilsem…” Canım kadın… Aslı Özgür Kaleminin gücü karşısında söyleyebileceğim tek bir söz bile bulamıyorum. Sevginin işlenmemiş, en saf hâli kelimelere dökülmüş adeta. Her mısrada biraz hüzün, biraz keder, biraz da burukluk var. Aşkın en temiz hâli ince ince işlenmiş. Bu kitapta biraz sen, biraz ben, biraz da biz varız. Hepimizin hayatına bir yerinden dokunan satırlar mevcut. Şiir severlerin bu doyumsuz eseri mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Daima sevgiyle kalın. :)
KülAslı Özgür · Zet Yayınları · 202537 okunma
9/10
·290 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 08:06
* Abimin Arkadaşı * Yaş Farkı * Yetişkin İçerik * Mafyamsı Kurgu * Nash, en yakın arkadaşının kız kardeşine hisler besler . Onu öptükten sonra geri geleceğine dair söz verir ama yaptığı iş ve verdiği kayıplardan sonra geri dönmek istemez. Georgia 'nın muhteşem bir hayatı olduğunu ve bunu mahvetmek istemeyeceğini düşünüyordur. Unutmaz ama onu aramaz da. Georgia 'nın her şeyini kaybettiğinden habersizdir. * Georgia, Nash'dan yardım istemek için yanına geldiğinde Nash'ın davranışları çok kırıcıydı. Yardım etmeyeceğini ve kendisinin de bu işin peşini bırakmasını istemişti. Georgia için tam bir hayal kırıklığı oldu o an. Nash kendince haklıydı, Geo'yu korumaya çalışıyordu ve kendi bulaştığı işlere o bulaşmasın istemişti. Ama açıklama şekli ve Geo'yu anlamayışı pek hoş olmadı. Yani yardım etmeyeceğini taktirde bu işi tek yapabileceğini anlamlıydı ilk başta. Uyumaya gittiğinde ve huzursuz olduğunda araştırması iyi oldu. Yoksa bir masum daha ö.lecekti. * Georgia 'nın kardeşi için savaşması çok güzeldi . Onun intikamı için her şeyi göze aldı. * Viv'i tanımadan sevdim . Hayallerinin peşinden koşmaya çalışan bir genç kadındı. Çok mutlu bir hayatı olabilirdi ve ablasıyla anılar biriktirebilirdi. Bir hayatın sömürülerek sonlandırılması ve maalesef susturulması igrençti. Keşke sadece kurgudan ibaret olsaydı. * Nash ve arkadaşları arasındaki bağı sevdim. Farklı yerlerden gelmişler ve bir ortak alan bulmuşlar . Yani etikliği sorgulatır bir alan tabii. Onun değer verdiği şeylere önemsemeleri çok hoş . Kendileri aile kurmuş. * Nash bir s.uikastçı bu arada. Eskiden farklı bir iş yapıyordu ama kayıplar verdi ve bir şekilde burada buldu kendini. * Kurgu ağır değil ve bence kısa bir roman olmasına rağmen duyguları yansıtmıştı. İki arasındaki o soft sevgiyi de hissettirdiğini
Burn the World DownAnna Hackett · Anna Hackett · 20253 okunma
Vov
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 01:21
Bir kez daha dizisini/filmini yaparak kitapların ne kadar harcandığına şahit oluyorum. Karakterleri kanlı canlı izlemek ne kadar güzel olsa da maalesef kitaplar ekrana taşındığında aynı duyguyu aynı hissiyatı alamıyorum. Olay örgüsü, karakter gelişimleri de reyting uğruna değiştiriliyor çoğu zaman. Akilah Azra Kohen aklından geçen her detayı, en ufak hissi bile yazıya dökmeyi başarmış. Tek bir kelimeyle özetleyecek olsam kitabı “yoğun” derdim. Duyguları karakterlerle birlikte yaşamak oldukça eğlenceliydi. Olay örgüsü sayfalarda aktı. Dil başarılı kullanılmıştı, asla yormadı. Karakter analizleri oldukça yoğun, acele etmeden üst üste koyarak geliştirilmiş. Sadece okumak isteyenlere şunu söylemek isterim ki cinsellik konsepti oldukça yoğun bir kitap. Diğer her şeyde olduğu gibi aynı yoğunluk, ayrıntı bu alanda da kullanılmış.
FiAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201421,5bin okunma
Reklam
Reklam