Başka birinin fotoğraflarını, şişinmelerini, yakınmalarını gıptayla inceleyip durmak, onlardan da bunu yapmalarını beklemek arkadaşlık değil ki. Arkadaşlık birbirinin gözünün içine bakmak, dünyada birlikte bir şeyler yapmak, sonu gelmeyen kahkahalar, kucaklaşmalar, neşe, keder, dans demek.
Uyanık olduğum her saati enformasyon sağanağı altında geçiriyordum; ciğerleri ezme haline gelsin diye sanayi çiftliklerinde zorla şişmanlatılan kazlar gibi yaşadığımı düşünmeye başlamıştım.