Person of Interest dizisine başladığım iki günlük süreçte 4. Bölüme geldim. Bu bölümün son dakikalarında iyilik ve kötülük hakkında birkaç diyalogda bulunuyorlar ve bende bunun hakkında bir şeyler yazmak istedim: Kısacası insanların zamanla değişip değişmeyeceği ve iyi insan ya da kötü insan kavramının değil iyi ile kötü kararların var olduğunu anlatılıyordu.
Durup düşününce zaten hayat dediğimiz olgununda bir dizi seçenekler arasında karar verdikçe ilerliyor oluşu bu bakış açısına daha olumlu yaklaşmamı sağladı. En basitinden evde geçirilen sıradan bir günde bile uyanmak, kalmak, yemek yemek veya bir şeyler hazırlayıp içmek bile kararlar silsilesi... Aynı bir tür video oyunundaymışız gibi ilerleyen günler yaşıyoruz. Her bireyin kendi yaşantısının sorumluluklarınca önündeki tuş sayısı artıyor veya azalıyor.
Peki ya iyi ve kötü kararlar olgusu?
Verilen karın iyi ya da kötü olduğunu neye göre belirlemeliyiz? Özellikle biz insanların duygularıyla hareket eden hayvansı bir tarafımızın olduğunu düşünecek olursak maruz kaldığımız olaylarda salt bir makinenin mantığıyla yaklaşmamız olanaksız kalıyor. (vicdan veya pişmanlık duygusu ne olunursa olunsun bir şekilde duyumsuyoruz sonuçta.) Ve de bugünkü doğrunun yarının yanlışı olma ihtimalini yükseltmiyor mu?
Tabi tüm bu sürece ek insanın zamanla değişme gibi bir konusu daha var. Hayatını kötü kararlarla inşa eden, artık zıvanadan çıkmış denilen, o kötü insanları bilmem ama iyi insanlar topluma maruz kaldıkça değiştiğini düşünüyorum. Bu değişim ise iyi değil yozlaşma, duygusuzlaşma ve tepkisizleşme yönünde ilerliyor oluşunu da eklemek isterim.
Biliyorum ki bu kavramlar tek bir doğru cevabı olmayan ve belki de sonsuza kadar tartışılabilecek konulardır. Yine de elimden geldiğince bu sahneyi izledikten sonra kısaca