Evrim

Evrim
Bilgisayar Mühendisliği
Lisans
50 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Kediyi Şapkadan Çıkarmalı
2/10
·520 syf.··
2025 13. kitabı
·
159 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 20:18
Usta Ve Margarita beni 200. Sayfaların sonlarına doğru oldukça memnun etti ancak sonraki sayfalar için aynı ince düşüncede bulunamayacağım. 300. Sayfalardan itibaren gereksiz olarak bile görebileceğim detaylara o kadar çok boğmuştu ki sürekli ben ne okuyorum deyip duymuştum. Usta karakterin yazdığı hikayeyi okuduğumuz kısımlar kitap kurgusunu fazlaca bölüp gereksiz uzatıldığını düşünüyorum. Zaten iki üç karakter etrafında ilerleyen kitapta en sevdiğim Woland karakterine ise daha fazla yer verilmesini isterdim. Karaktere olan tek eleştirim ise bu kadar her şeyi yapıp görüp bilebilir birisinin yanındakilere ihtiyaç duyması ve de tabi az gözükmesi. Kitabın onun etrafından ilerlemesini isterdim. Mihail Mihail BulgakovMihail Bulgakov Usta ve MargaritaUsta ve Margarita
Duygu ve Düşünce
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
Reklam
Reading Slump Okyanuslarında Kaybolurken
1/10
·696 syf.··
2025 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 14:40
İnsan davranışlarını incelerken bir takım insan sınıflandırmaya da gidiliyor kitapta. Kitaptaki kalıplandırma sistemini analistsel açıdan beğendim ancak anlatım için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bölümler ilerledikçe asıl konudan koparak yan hikayeciklere daha çok ağırlık verildiğini düşünüyorum. Bu yan hikayeciklere de kendi içinde boğucu bir betimleme kullanılmıştı ki kitabın asıl konseptini bozan, insanı bıkkınlığa boğan kısmın da burası olduğunu düşünüyorum. Kısacası kitap okudukça bitmiyormuş gibi gelmesiyle birlikte az daha devam etseydi beni Reading Slumpa uğratırdı kesin. Robert GreeneRobert Greene İnsan Doğasının Yasalarıİnsan Doğasının Yasaları
Duygu ve Düşünce
İnsan Doğasının YasalarıRobert Greene · Altın Kitaplar Yayınevi · 2021724 okunma

Evrim

, bir kitap okudu
1/10
·696 syf.··
13 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Robert Greene
8.9/10 · 724 okunma
Seçenekler İçerisinde Gezinen Bir Hayat
Person of Interest dizisine başladığım iki günlük süreçte 4. Bölüme geldim. Bu bölümün son dakikalarında iyilik ve kötülük hakkında birkaç diyalogda bulunuyorlar ve bende bunun hakkında bir şeyler yazmak istedim: Kısacası insanların zamanla değişip değişmeyeceği ve iyi insan ya da kötü insan kavramının değil iyi ile kötü kararların var olduğunu anlatılıyordu. Durup düşününce zaten hayat dediğimiz olgununda bir dizi seçenekler arasında karar verdikçe ilerliyor oluşu bu bakış açısına daha olumlu yaklaşmamı sağladı. En basitinden evde geçirilen sıradan bir günde bile uyanmak, kalmak, yemek yemek veya bir şeyler hazırlayıp içmek bile kararlar silsilesi... Aynı bir tür video oyunundaymışız gibi ilerleyen günler yaşıyoruz. Her bireyin kendi yaşantısının sorumluluklarınca önündeki tuş sayısı artıyor veya azalıyor. Peki ya iyi ve kötü kararlar olgusu? Verilen karın iyi ya da kötü olduğunu neye göre belirlemeliyiz? Özellikle biz insanların duygularıyla hareket eden hayvansı bir tarafımızın olduğunu düşünecek olursak maruz kaldığımız olaylarda salt bir makinenin mantığıyla yaklaşmamız olanaksız kalıyor. (vicdan veya pişmanlık duygusu ne olunursa olunsun bir şekilde duyumsuyoruz sonuçta.) Ve de bugünkü doğrunun yarının yanlışı olma ihtimalini yükseltmiyor mu? Tabi tüm bu sürece ek insanın zamanla değişme gibi bir konusu daha var. Hayatını kötü kararlarla inşa eden, artık zıvanadan çıkmış denilen, o kötü insanları bilmem ama iyi insanlar topluma maruz kaldıkça değiştiğini düşünüyorum. Bu değişim ise iyi değil yozlaşma, duygusuzlaşma ve tepkisizleşme yönünde ilerliyor oluşunu da eklemek isterim. Biliyorum ki bu kavramlar tek bir doğru cevabı olmayan ve belki de sonsuza kadar tartışılabilecek konulardır. Yine de elimden geldiğince bu sahneyi izledikten sonra kısaca
Film
Kaotik Atmosferin Kitabı
3/10
·656 syf.··
2025 11. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 01:38
Gizli Tarih, okurken daha ilk satırlarda beni içine hapseden bir atmosfere sahipti. Gerçek dünyanın kaosundan uzaklaşmak her istediğimde elime almışımdır bu kitabı. Lakin birkaç sayfa okuduktan sonra kitabın kendi kaotik dünyasına hapsolmanın nefes darlığını yaşatmıştı bana. Yazarın satırlarında dolaşırken insan doğası ve toplum üzerine düşüncelerini Richard'ın ağzıyla dinliyoruz. Normalde bu tarz doğrudan anlatım pek hoşuma gitmese de bu kitabın genel boğucu havasına uyum sağlıyor oluşu o tarz düşüncelerin dile getirildiği paragrafları akıcı yapmıştı. Kitabın bana göre vasatlaşmaya başladığı kısımlar ise son 100 sayfa civarı oldu. Betimlemeler öyle bir hal aldı ki kelime görmek istememeye başlamıştım. Sonu ise bana kalırsa yazarın "İteleyebildiğim kadar iteleyeceğim." Gibi bir motto gütmesiyle oluşmuş. Oku oku final cümlesi bir türlü gelmiyor, tam bitti huzura ereceğiz derken ters köşe yapmak isteyen bir yazarla karşılaşıyoruz! Ki benim nezdimde bitmesi gereken sayfadan en az fazladan 20 sayfa uzaması ve gereksiz bir karakter eklenmesiyle son bulmuştu. Bu karakterin gelmesi ise sonu yazarca belirsizleştirmek istense de kitabın vasat olmasının en büyük sebebi olduğunu düşünüyorum. Kısaca özetleyecek olursam: Başlardan beni kaotik atmosferine çekmeyi başaran Gizli Tarih, en büyük hayal karıklığını yazıldığı sonla yaptı. Gizli TarihGizli Tarih Donna TarttDonna Tartt
Duygu ve Düşünce
Gizli TarihDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 20182,922 okunma
Reklam